Ana içeriğe atla

Mim:Hangi Şekilde Kitap Okursunuz?

Mim:Hangi Şekilde Kitap Okursunuz?


Tabi ki Dünyada kitap okuyorum, ama bu karikatürümsü resim çok hoşuma gitti sizinle de paylaşmak istedim. Sevgili Bahar mimlemişti beni çok uzun süre sonunda ancak yapabildim, konu kitap olunca yapmadan da geçme olmazdı di mi ama:))

Ben bir çok şekilde kitap okuyorum ve çeşitli değişkenler benim kitap okuma şeklimi etkiliyor. Mesela;


Mevsim: Yazın en çok deniz kenarında yada havuz başında kitap okumayı severken, baharda çok sevdiğim balkonumda veya gittiğim açık hava bir mekanda kitap okumayı çok severim. Kışınsa evin en sıcak mekanları daima benimdir:)


Gece/Gündüz: Gece en ok uyumadan önce yatağımda kitap okumayı severim ama sevmediğim bir film yada dizi izlemek durumundaysam koltukta otururken kitap okumak benim en sevdiğim durumdur. Gündüz ise genelde salonda kitap okumayı severim.

Yolculuk esnasında: Yolculuk esnasında da kitap okumak en büyük zevklerim arasında yer almasına rağmen eğer otobüs yolculuğundaysam ve yol bozuksa asla kitap okuyamam, ama yol kaymak gibiyse kitap bitme durumuna yaklaşır.

Reklam aralarında: Aslında çok televizyon seyreden biri değilim ama reklam aralarını veya film seyrederken verdiğimiz araları da mutlaka kitap okuyarak değerlendirmeyi seven biriyim. Hatta kitap çok akıcıysa bazen film araları benim yüzümden uzayabiliyor.

Uzun bekleyeceğim mekanlarda: Hastane, banka gibi uzun süre bekleyeceğim zamanlarda mutlaka yanımda bir kitap götürürüm ki canım sıkılmasın:)

Genel olarak yatarak ve oturarak kitap okurum, benim için uzanarak kitap okuman uykumun gelmesine bir etken değildir:) Kısacası havada karada denizde seviyorum kitap okumayı:)

Kimleri mimliyorum:.bu mimi yapmamış olan ve yapmak isteyen herkesi:)

Yorumlar

  1. Biliyordumm sen de her şekilde karada denizde havada okuyanlardansın,mevsimlere göre anlatımın da çok hoş olmuş
    sevgiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) ivit ben de her şekilde okumaya çalışanlardanım:)) ama güzel bir hava görüncede içerde okumak gelmiyor değilmi insanın içinden;)

      Sil
  2. Cevaplarını çok sevdim Herbirengim.
    Amaç okumaksa eğer, Yer hiç önemli değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen öyle Aslıcım:)) amaç okumaksa bize hepsi uyar:))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..