Ana içeriğe atla

Koleksiyoncu 2: Collection 2012


Geçen akşam, 2009 yılında gösterime giren Koleksiyoncu (The Collector) filminin devamı niteliğinde çekilmiş olan  Koleksiyoncu 2 ( The Collection-2012)'yi izledim. (Daha önceki yazılarımda da belirtiğim gibi İngilizceden Türkçe'ye yapılan çeviriler çoğunlukla bana enteresan gelmiştir.)


Aslında ilk film bana daha başarılı gelmişti. Koleksiyoncu 2 de kendini seyrettiriyor, sıkmıyor ama filmin sonunda (spoiler içermemesi açısından yazamayacağım) bana göre anlamsız bir takım durumlar gelişti. Bu anlamsız durumlar benim filmlerden ya da dizilerden soğumama sebep olabiliyor. Aslında buradaki durum "ayyy çok kötü filmdi" dedirtiremez bana çünkü filmi başından sonuna kadar sıkılmadan seyrettim. 

Kan ve şiddet içeren filmlerden hoşlanmıyorsanız veya çocuklarınızla oturup film keyfi yapmak istiyorsanız, bu film kesinlikle size göre değil. İçerisinde Testerevari görüntüler çok fazla.

Filmi izlemeye karar verdiyseniz ve ilk filmi izlememişseniz, bence öncelikle ilk filmi daha sonra ikinci filmi seyretmeniz daha iyi olacaktır.

Bakarsınız filmin devamı da gelir ve tahminlerinizin dışında bir son da sizi bekliyor olabilir.



Yorumlar

  1. Canımcım şu an sınırlı internetim var ama eve gidince izleyeceklerimin listesine koyuyorum:)
    senin zevkini seviyorum biliyosunn
    tanıtım için teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Kan ve şiddet hatta içinde kanlı korku sahneleri varsa gözlerimi kapatırım:)))

    YanıtlaSil
  3. İlkinide bunuda izlemedim canım ya, korku filmi denince ben çok kan gövdeyi götürür tarzda sevmiyorum. Ki Testere beni öldürmüştü yani :)
    Ama kesinlikle önce ilkini izlicem.

    YanıtlaSil
  4. Bahar--->:) teşekkür ederim, bu film ciddi şiddet sahneleri içeriyor, kızınla birlikte izleme öyleyse:))

    okuyan---> :)) ehuhe filmin en başı çok kanlı öyleyse filmin başını hiç izleyemeyeceksin:)))

    Aslı--->:) ben bu tip filmlere gerilim filmi demeyi tercih ediyorum, korku filmi bence Mama gibi filmler, ben de izlicem Mamayı:) Testere seni öldürmüşse . filmin başı sende de olmayacak demek ki:))

    YanıtlaSil
  5. Ayyy gerilim falan kızım uyuduktan sonra izliyorum şekerimmm:)

    YanıtlaSil
  6. kolleksiyon serisini seyrettim...
    gerçekten unutulmayacak bir film...
    hala etkisinden çıkamadım ddesem yeridir :(

    YanıtlaSil
  7. Gurme Şirine--->:( çok etkilediyse üzüldüm cidden, ama gerçekten şiddeti fazla olan film serisi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..