Ana içeriğe atla

Kime göre, neye göre?


Şeker Portakalı'nın çocukluğumda beni en etkileyen kitaplardan olduğunu daha önce yazmıştım. Öylesine duygu dolu bir kitaptı ki, küçücük gözlerimin ağlamaktan şiştiğini dün gibi hatırlıyorum. Geçen günlerde, öğrenci velilerinden birinin "Türk örf ve ananelerine aykırı içeriğe sahip olduğunu, içinde birçok argo sözcük ve küfür içerdiğini" belirtmesi üzerine soruşturma başlatıldığını eminim hepiniz duymuşsunuzdur.  Peki Brezilyalı  yazar Jose Mauro de Vasconcelos'un Türk örf ve adetlerine göre kitap yazmasını beklemek nasıl bir durumdur.. Küçük Zeze yeni yıl kutlamasında şarap ve ekmek yediklerini söylediği için mi, yoksa Zeze'nin yaptığı kötü davranışları sonucunda aldığı dersten mi kaynaklanıyor tüm bu tartışmalar. 

Fareler ve İnsanlar içinde sansür talebi gelmiş, açıkçası söylemek gerekirse ben bu kitabı okumadım, ama tüm bu tartışmaların ışığında bu müstehcen kitabı okunacaklar listeme aldım.

Okuduklarımızla bizi başka kültürlere, başka hayatlara, farklı bakış açılarına yelken açıyoruz her zaman. Ben kendi adıma, okuduğum her yeni şeyden bir şeyler çıkarıyorum ya da bildiğim bir şeyi yeniden tazeliyorum kafamda. Bu yasak iddialarınınsa, sadece bu iki kitabın okunma oranlarını artıracağını düşünüyorum. Aslında bu yazı geç kalmış bir yazıdır ama yine de yazmak gereklidir. Her ne kadar Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, herhangi bir işlem yapılmadığını bildirse de "insanların bu düşünce tutumu" karşısında ciddi bir önlem alınması gerektiğini bir kez daha belirtmek için yazıldı bu yazı.

Yorumlar

  1. Çok haklısın, kime göre ve neye göre?
    Kapsamlı olarak tüm sanat eserlerini herkes kendi bakış açısına ve hayat görüşüne göre değerlendirmeye kalkarsa vay halimize!

    YanıtlaSil
  2. okuyan---> aynen öyle, böyle şeyler beni çok ama çok kızdırıyor ve üzüyor

    YanıtlaSil
  3. Ben iki kitabıda okumuş ve çok beğenmiş biri olarak düşüncelerinize içtenlikle katılıyorum ve bu anlamsız şeyin kitapların satışının artmasından başka bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum:))

    Bu arada fareler ve insanlar'ın filmi de var izlemenizi tavsiye ederim...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Fareler ve İnsanları okuduğumda ilkokuldaydım yahu, Şeker Portakalını çok sonra okudum. Neresi müstehcen neresi zararlı bilmeme ama o embesil pepeden daha az zararlı oldukları kesin. Önce öyle saçma programları kaldırsınlar, yerine de Steinbeck gibi büyük yazarların aslında ne yazıyor olabileceğini anlatan, öğreten programlar koysunlar. Kaçıncı yüzyıldayız ya!

    YanıtlaSil
  5. Bu tarz düşüncelerin dünyadaki edebiyat eserlerine de yansıtılıp dar bir çerçeveden insanların hayatı değerlendirmeleri mi amaçlanıyor?
    Böyle bir şey nasıl oluyor aklım almıyor,düşüncelerinize katılıyor,insanların mantık süzgecinden geçirerek her şeyi değerlendirmelerini diliyorum
    sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Ben de yazacam bir yazı bu konuda doluyum aslında.İyi etmişsin yazmakla bir önlem alınmalı kesinlikle.

    YanıtlaSil
  7. Şeker Portakalı'nı okuduğumda küçücüktüm sonra büyüdüm tekrar okudum. O kitap benim çocuk dünyamı çok etkilemşti, çok severim hala. Aynı şekilde Fareler ve İnsanlar'ında çok dokunaklı bir hikayesi vardır aslında. Bundan nasıl bir müstehcenlik çıkarabiliyorlar anlamıyorum ben ya.

    YanıtlaSil
  8. BAYKUŞ GÖZÜYLE...--->:) şatışların artığı ve okumayan insanların ilgisini çekmesi için işe yaramış gibi görünüyor, umarım bundan sonra insanlar biraz daha açık görüşlü olurlar. Filmi duymuştum ama izlememiştim, ilk etapta filmi izlemek en iyisi olacak sanırım benm için, çok teşekkürler öneriniz için:)

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  9. bahar006---> Pepe'yi de hiç izlemedim ama çok aptal bir çizgi film olduğunu çevremden duyuyorum:)

    Çocukların yaşlarının üzerinde bir şeyler okuması tabiki kötü bir şey ama Şeker Portakalı ve Fareler ve İnsanlar'ın bu zararlı eserlerden olmadıkları gün gibi aşikar, bence böyle eserleri yasaklamak demek çocuklarımızın kültürsüz yetişmesi demek:(,

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  10. Bahar---> açıkçası yavaş yavaş herşeyin yasaklanması veya sansürlenmesi gündeme geliyor, toplum yavaşça köreltilmek isteniyor. Dün de Tv8'de Turist Ömerin bir filminde kızın elbisesinin yakasını sansürlemişler, daha ne denebilir ki...

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  11. huyumkurusun---> bu konu da bir öğretmenin görüşlerini ben de okumak isterim, bekliyorum yazını:)

    YanıtlaSil
  12. Aslı---> bazı insanlar işte nerden nem bulsam da kapsam derdindeler, dediğim gibi Fareler ve İnsanları okumadım ama Şeker Poertakal'ında bahsettikleri gibi bir durum söz konusu değil bende de.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  13. huyumkurusun---> Sevgiler,

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..