Ana içeriğe atla

Browni'li Cheese Cake


Uzun bir aradan sonra hepinize merhaba,

Ben nerelerdeyim diyecek olursanız, kısa kısa çıktığım seyahatler dışında aslında hep buradaydım. Kendim varlık göstermesem de, yazılarınızın büyük bir bölümünü takip etmeye çalıştım. Herşey blog sayfamın düzenini değiştirmek istememle başladı,derken araya başka uğraşlar girdi, fotoğraf kursuna başladım, kardeşimle birlikte evimin balkonunu yeniden dizayn ettik (çok güzel oldu), çok ara verdiğim kitaplarıma biraz ağırlık verdim. Keman zaten çok büyük vaktimi alıyor(ama ilerlettim, kulaktan bile bişeyler çıkmaya başladı). Bu arada blog sayfası hala aynı bir değişiklik yok derseniz, henüz istediğimi yapamadım:(

Tatlı bir giriş yapayım dedim ve size daha önce paylaştığım Dağ Çilekli Cheese Cake 'i biraz değiştirerek yaptığım Browni'li Cheese Cake'le merhaba diyeyim dedim. Bu tarif şu ünlü kahve dükkanlarından birinde yediğim tatlıdan esinlenerek oluştu:)

Malzemeler:- 1 paket Eti Kakaolu bisküvi,
- 1 kutu labne peynir (200 gr),
- yarım çay bardağı toz şeker,
- 3 yemek kaşığı tereyağ,
- yarım çay bardağı yoğurt,
- 2 yumurta,
- 1 paket vanilya,

Üzeri için:
- 1 adet Dr.Oetker - Çikolata Sosu
(Bu tarif 2 adet 15 cm çapındaki küçük sufle kasesi diye tabir edilen kaseler içindir, dikdörtgen borcama da tam olarak uyar)

Yapılışı:


Bisküvileri un kıvamına gelene kadar ezin veya rondodan geçirin. Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını bisküvilerin üzerine ekleyip,  iyice birbiriyle karışana kadar yoğurun. Tart kalıbınıza veya uygun boyuttaki kabınıza hazırladığınız bisküvileri düzgün bir şekilde yerleştirin. Buzdolabına koyarak bir saat kadar bekletin. 


Başka bir kabın içinde yumurtaları ve şekeri  koyarak çırpın, karışım köpük kıvamına gelince labne peyniri, yoğurdu ve vanilyayı koyup, iyice çırpın. Elde edilen karışımı, buzdolabından çıkardığınız bisküvilerin üzerine dökün ve  önceden ısıtılmış ılık fırında 175 derecede 30 dakika pişirin. Fırından çıkarttığınız keki soğumaya bırakın.

Dr.Oetker - Çikolata Sosu'nn yarısını arkasındaki tariften biraz daha koyu olabilmesi için sütün yarım bardaklık kısmını  koymadan hazırlayın ve soğumaya bırakın. Soğmuş olan kekin üzerine dökün. (Bu karışım benim kek tafime çok geldi, isterseniz yarısını yapın ya da  kalan çikolata sosunu dordurma ve diğer tatlılarınızın üzerinde tüketebilirsiniz.) Cheese cake'i buz dolabına koyun ve 2 saat sonra servise hazır afiyet olsun.

Hepinize hayırlı Ramazanlar,

Yorumlar

  1. seni yeniden görmek ne güzell, arayı bu kadar açma artık hayırlı cumalar ve hayırlı ramazanlar canım

    YanıtlaSil
  2. bence güzel ve lezzetliydi eline sağlık :)

    YanıtlaSil
  3. Nefis gözüküyor,eline sağlık..

    YanıtlaSil
  4. Dürr-i Yekta---> teşekkür ederim, arayı açmamaya gayret edeceğim:)sağol canım sana da hayırlı ramazanlar ve cumalar:)

    Hope Talker---> teşekkür ederim, afiyet olsun:)

    canan---> çok teşekkür ederim:))

    YanıtlaSil
  5. Hoş geldin canım:) Bu kadar uzun aralar verme bir daha, arada ses ver:)

    YanıtlaSil
  6. afiyet şifa olsun hayırlı ramazanlar dilerim izlemeye aldım selamlar

    YanıtlaSil
  7. okuyan--->hoş buldum:)) tamam bir daha çok uzun ara vermemeye çalışırım:)

    hanife---> teşekkür ederim, ve hoş geldin sefalar getirdin:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..