Ana içeriğe atla

Haydi Bayanlar Resim Sergisine


17. Yüzyılın büyük ressamlarından olan Rembrandt ve Çağdaşları  sergisi Türkiyede ilk kez 22 Şubat 2012 tarihinde Sabancı Müzesinde sergilenmeye başlandı.  "IŞIK ve GÖLGE"  ustası olarak ün yapmış bir ressam olan Rembrandt, bu tekniği kullanarak, eserlerinde insanların duygularını, karakterlerini ortaya çıkarmış ve resimlere ayrı bir derinlik katmayı başarmıştır. Sergide Rembrandt'ın yanı sıra Johannes Vermeer, Frans Hals, Jan Steen ve Jacob van Ruisdael gibi pek çok büyük isimin bulunduğu 59 sanatçıya ait 73 tablo, 19 desen ve 18 obje bulunmaktadır.

Ama benim bunu yazmam da başka bir amaç daha var, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlar, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki “Rembrandt ve Çağdaşları–Hollanda Sanatının Altın Çağı” sergisini ücretsiz ziyaret edebilecek.


Rembrandt Harmensz van Rijn (Leiden 1606 – Amsterdam 1669) Portre, Dr. Ephraïm


Abraham van den Tempel (Leeuwarden 1621/22 – Amsterdam 1672) Portre, David Leeuw (1631/32-1703), Amsterdamlı Tüccar ve Ailesi



Rembrandt Harmensz van Rijn (Leiden 1606 − Amsterdam 1669) Ölü Tavuskuşlu Natürmort


Johannes Vermeer (Delft 1632 − Delft 1675) Aşk Mektubu, 1667-1669

Diğer günlerde ziyaret etmek isterseniz.

Ziyaret Saatleri:

10:00-18:00 Salı, Perşembe, Cuma, Pazar
10:00-22:00 Çarşamba, Cumartesi

Müze Giriş Ücretleri:

Tam Bilet: 12TL
Grup bileti: 8TL(en az 10 kişi)
İndirimli bilet: 4TL (öğrenciler, öğretmenler ve 60 yaş üzeri ziyaretçiler)

ÜCRETSİZ Giriş: Çarşamba günleri 18:00-22:00 arasından ziyaretler ücretsizdir. 14 yaş ve altı çocuklar ile bir refakatçi, engelliler ve bir refakarçi, Sabancı Üniversitesi akademik ve idari personel, ICOM Kart sahipleri, basın mensupları

Yorumlar

  1. herbirengim çok saol bilgiler için. İnşallah gidebilirim..

    YanıtlaSil
  2. güzel paylaşım ve faydalı canım emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
  3. Güzel paylaşımın için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  4. Aslı---> gidebildin mi acaba? merak ettim:)

    REÇELİM--->rica ederim ne demek, umarım birilerinin işine yaramıştır:)

    okuyan--->:) rica ederim ne demek:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..