Ana içeriğe atla

Dağ Çilekli Cheese Cake


Eşimin isteği üzerine yapmaya karar verdiğim Cheese Cake için uygun bir tarif bulamadım. Çünkü Cheese Cake tarifleri genelde büyük kaplar için yazılmış. Ben de kafama taktım yapacağım diye ve kendi ölçülerimce bir tarif oluşturdum. Sonuçtan korkuyordum, ama sanırım acemi şansı, ben Cheese Cake sevmeyen insana "arada yaparım ben bunu çok güzel olmuş" dedirtti. (Bu tarif 2 adet 15 cm çapındaki küçük sufle kasesi diye tabir edilen kaseler içindir)

Malzemeler:

- 1 paket burçak bisküvi,
- 1 kutu labne peynir (200 gr),
- yarım çay bardağı toz şeker,
- 3 yemek kaşığı tereyağ,
- yarım çay bardağı yoğurt,
- 2 yumurta,
- 1 paket vanilya,

Üzeri için:
- 1 adet Dr.Oetker - Dağ Çileği Tadında Pelte

Yapılışı:

Bisküvileri un kıvamına gelene kadar ezin veya rondodan geçirin. Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını bisküvilerin üzerine ekleyip,  iyice birbiriyle karışana kadar yoğurun. Tart kalıbınıza veya uygun boyuttaki kabınıza hazırladığınız bisküvileri düzgün bir şekilde yerleştirin. Buzdolabına koyarak bir saat kadar bekletin. 

Başka bir kabın içinde yumurtaları ve şekeri  koyarak çırpın, karışım köpük kıvamına gelince labne peyniri, yoğurdu ve vanilyayı koyup, iyice çırpın. Elde edilen karışımı, buzdolabından çıkardığınız bisküvilerin üzerine dökün ve  önceden ısıtılmış ılık fırında 175 derecede 30 dakika pişirin. Fırından çıkarttığınız keki soğumaya bırakın.

Dr.Oetker - Dağ Çileği Tadında Pelte'yi arkasındaki tarife göre hazırlayın, pelteyi de soğumaya bırakın. Soğmuş olan kekin üzerine dökün. (Bu karışım benim kek tafime çok geldi, isterseniz yarısını yapın ya da  kalan pelteyide bir kaseye koyup ayrıca tüketebilirsiniz.) Cheese cake'i buz dolabına koyun ve 2 saat sonra servise hazır afiyet olsun.

Yorumlar

  1. Bende hiç yapmadım biliyomusun? aslında severim ama korkuyorum beceremezsem diye.

    Şimdi senin tarifi alıp bir denicem bakalım nasıl olucak :)

    Ellerine saglık Herbirengim..

    YanıtlaSil
  2. Aslı---> walla benimki tam acemi cesaretiydi, olmazda çöpe:) ama biz beğendik çok hafif oldu, umarım sende seversin:)

    YanıtlaSil
  3. hamur işlerine elim pek yatkın değil ama bu tarifi bende denemek istiyorumm

    YanıtlaSil
  4. herşeyi deniyorum ama şu cheescake işin içine girince içimi bi korku kaplıyo nedense :(
    ama çok hoş gözüküyor ellerine sağlık ve afiyet şeker olsun =)

    YanıtlaSil
  5. Hiç denemedim bugüne dek bende:)
    Tarif için teşekkürler canım.
    Afiyetler olsun:)

    YanıtlaSil
  6. valla süperrrrr ellerinize sağlık canım harika gözüküyor eh bide dağ çileği müthiş yanii:))

    sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Ellerinize cagliq! Yemek istedim gorende!

    YanıtlaSil
  8. eline saglik tatlim! : )

    YanıtlaSil
  9. Dürr-i Yekta---> denersen haberim olsun:) biz cidden çok beğendik, umarın sen ve sevdiklerin de çok sever:)

    kuccukkurba---> ben gözümü kararttım yaptım:))) teşekkürler sevgiler,

    okuyan---> rica ederim ne demek:) herşeyin bir ilki vardır:)

    REÇELİM---> eşimin de fotoğrafa katkıları büyük, teşekkür ederim:)

    Amin---> teşekkür ederim:) tarif kolay bir yapan bulunur size de belki:)

    viva---> çok teşekkür ederim, hoş geldin, sefa getirdin bloguma:)

    YanıtlaSil
  10. hic yemedim ama peynirli tatlilari severim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..