31 Aralık 2012 Pazartesi

Merak: Zıplasam ne olur ki?

Bazen garip şeyleri düşünmeden edemiyorum, hatta bildiğiniz merak ediyorum. Mesela asansör düşerken, tam yere çarpma esnasında zıplarsak ne olur diye hep merak etmişimdir. Kısmet bugüneymiş araştırdım ve gördüm ki aslında bu durumu tek merak eden de ben değilmişim, belki içinizde benim gibi merak edenler olmuştur diye paylaşmak istedim.

Öncelikle kimsenin başına gelmesin tabi ki ama, asansörün düşmesi için baya bir çaba sarf edilmesi gerekiyor. ve işte asansörün düşme hikayesi,

-Asansörde birden fazla taşıma halatı bulunur ve bunların birinin kopması durumunda da diğerleri asansörün yükünü taşıyabilir. (tabi ki yıllık bakımlarının yapılmış olması  ve haddinden fazla yüklenmemiş olması önemli)

- Kabloların taşıması işe yaramadıysa, asansörü durdurmak için, bir fren mekanizması mevcuttur. Bazı asansör boşluklarında ise ek olarak yaylı veya yağlı, hayati tehlikeyi önleyecek özel sistemler de bulunmaktadır.

- Ve sonuç olarak bunların hiç biri işe yaramaz ise bulunduğunuz katın yüksekliğine ve asansörün ağırlığına bağlı olarak belli bir hızla aşağı düşmesi gerçekleşir. Tam son dakikada yere düşme esnasında zıplamanız  ise üzgünüm ki hiç bir işinize yaramayacak :S

Discovery Channel'ın Mythbusters programında da bu konuyu işlemişler işte sonuç:


* Bu yazı oluşturulurken, http://www.birlikteogrenelim.org/asansor-duserken-ziplanilsa-ne-olur/ sitesinden yararlanılmıştır

YENİ YIL, YENİ YIL, YENİ YIL, Herkese Mutlu Olsun:)


*fotoğraf:www.resimvadisi.com

28 Aralık 2012 Cuma

Hafta Sonu Film Alternatifi: Upside Down


*"Herhangi bir nesnenin çekimi diğer dünyadan gelen nesne ile dengelenebilir. 
Ama sorun şu ki karşı madde ile temas ettikten bir kaç saat sonra nesne ısınıp yanmaya başlıyor. 
Bu kanunlar evrenin kendisi kadar eskiler.  
Onlar değişmez ve istinasız. 
Çekim gücü... 
Onun yenilmez olduğunu söylüyorlar. 
Ben ise buna katılmıyorum. 
Ya aşk, yer çekiminden daha güçlü ise? "





Adam, alt Dünyada yaşayan fakir bir delikanlı,










Eden ise üst Dünyada yaşayan ve zengin bir kız,










Farklı Dünyaları insanları kavuşabilecek mi? kavuşacaklarsa bu nasıl olacak? Merak ettiyseniz izleyin görün derim:))




Zengin fakir hikayesinin fantastik bir dille anlatılmış hali olan bu filmin baş rollerinde, Kirsten Dunst, Eden Jim Sturgess oynuyor. İzlerken alt üst Dünyayı bir arada izlemek biraz yoruyor olsa da tamamen güçlü bir hayal gücünün ürünü olan bu filmi, sıkılmadan seyrettim. Film zevkleri kişiden kişiye değişse de, hafta sonu için keyifli bir alternatif isterseniz Upside Down güzel bir seçim olabilir.


*Film'in kendisinden alıntıdır.

15 Kasım 2012 Perşembe

Homeland: Dizi Tanıtımı






İşine takıntı derecesinde bağlı CIA ajanı Carrie,








Esir düşmüş ve 8 yıl sonra kurtulan Amerikan askeri Brody,




8 yıldır Brody'i bekleyen ve artık onun hayata olmadığını düşünen eşi Jessica,





Carrie'nin yıllardır peşinde olduğu ve Amerika'ya karşı saldırı düzenlemeyi planlayan terörist Abu Nazir,





Carrie'nin üstü olan Soul'un Abu Nazir'i ele geçirme çabaları sizleri bekliyor.



Carrie, sekiz yıldır kayıp olan ve artık öldüğü düşünelen ABD askeri Brody’nin kurtulmasının, Amerika'da gerçekleştirilecek El-Kaide terör saldırısıyla bağlantılı olduğunu düşünmektedir. Carrie bu durumu kanıtlamak için elinden gelen tüm çabayı sarf eder. Brody kahraman mı yoksa Carrie'nin iddia ettiği gibi bir vatan haini mi? İzleyin ve görün:)

Aslında ben diziyi geçen seneden beri takip ediyorum, ama bir türlü bloga yazma fırsatı bulamadım. Bence çok güzel kurgulanmış ve genel olarak akıcı bir dizi. Özellikle ikinci sezona çok hızlı başladı, şu aralar biraz duraksama dönemine girmiş olsa da hem oyunculuk performansı açısından hem de hikayenin gidişatı açısından başarılı bulduğum bir dizi. Eğer izlemediyseniz, kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.

Homeland, ayrıca 64. Emmy ödüllerinde drama dalında En iyi dizi, En iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu ödüllerinin de sahibi olmuştur.

5 Kasım 2012 Pazartesi

Bond Hızında Telefon!


Sony™ Xperia akıllı telefon serisinin en yeni modeli Xperia™ ion, Ekim ayında Avrupa ile aynı anda Türkiye’de satışa sunuldu. Türkiye’de 2 Kasım’da vizyona giren Skyfall filmiyle lanse edilen Xperia Bond serisi üyesi Xperia™ ion, 42 mbps’ye çıkabilen mobil internet hızıyla dikkatleri üstüne çekiyor. Türkiye’de ulaşılabilecek en yüksek mobil internet hızını sunan Xperia™ ion, akıllı telefon kullanıcıları için fark yaratan bir deneyim sunuyor.

4,6 inçlik Mobil Bravia Engine teknolojisine sahip HD (720p) ekranıyla film izleme keyfini üst seviyeye taşıyan Xperia™ ion, entegre Fizy müzik uygulaması ile sınırsız müzik deneyimi sunuyor. 12.1 MP kamerası ile profesyonel fotoğraf makinelerine taş çıkaran Xperia™ ion, Full HD (1080p) video çekim özelliğine de sahip.

Xperia™ ion bağlantı özellikleriyle de fark yaratıyor. DLNA, MHL veya HDMI bağlantısı ile televizyon, dizüstü bilgisayar ve tablet ile anında bağlantı kurup, resim ve videolarınızı büyük ekranda yüksek kalitede görüntüleyebilirsiniz.


Avrupa’nın en prestijli tasarım ödülü olan 2012 Red Dot Tasarım Ödülü’nün de sahibi olan Sony Xperia™ ion James Bond’a yakışır teknolojik özellikleri şık bir tasarımla birlikte sunuyor.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Bu değil, bu hiç değil, Bunlarda değil!


*"Fotoğrafı geçen Ağustos helikopterden çektim. Ağaoğlu'nun Yeni projesi 1453 İstanbul için katledilmiş Maslak ormanları. Ormanın ortasında kesilen ağaçlardan ortaya çıkmış içler acısa toprak parçası. Utanmadan sıkılmadan aslında paranın verdiği cesaretle ormanın ortasına nasıl beton dökeceğini anlatan bir adam. Daha önemlisi bu ağaç soykırımı gibi proje bittiğinde binlerce konutu anında satın alacak binlerce zenginimizin olması. Verdiği tam sayfa ilanlar ve televizyon reklamları yüzündende basının bundan bahsetmeyecek olmasıda cabası."

*Görsel ve yorum Uğurhan Betin

30 Ekim 2012 Salı

Bond, Sony ile İstihbarat Topluyor!


23. macerasına çıkan James Bond’un yeni filmi “Skyfall”, 2 Kasım’da vizyona giriyor. Bu sefer MI6 saldırı altında ve James Bond hem arkadaşlarını korumak, hem de M’e olan sadakatini kanıtlamak zorunda. Sen de gerçek bir Bond hayranıysan, Sony’nin sürükleyici sosyal medya oyunu “AjanS” bir hayli ilgini çekecek.

Sony, “Skyfall” lansmanı ile birlikte geçenlerde açıkladığı sosyal medya oyununun ilk görevini dün verdi. Bond’un zihni sinir alet edevatları olmadan sıkıntıya düşeceğini düşünen Sony, “4 ekran ile Bond’a yardım et” görevini açıkladı. Q’nun verdiği görevde 4 ekran olarak TV – Tablet – Akıllı Telefon ve Laptop düşünülmüş. Bu 4 ekranın nasıl kullanılacağı da kullanıcılara bırakılıyor.

Q’nun sorusu ise şu şekilde:

“Eğer sen olsan, bu 4 ekrandan hangisini seçerdin ve o ekrana hangi özelliği eklerdin?”

Sen de bir ekran seç, farklı ve Bond’un işine yarayacak bir özelliği Twitter’da #M1benyaptım hashtag’i ekleyerek paylaş. En çok retweet edilen ve Sony jurisi tarafından seçilen fikirlerin sahipleri, Bond’un güvendiği Sony Xperia Tablet S, Gala Gecesi davetiyesi ve Bond 50. Yıl Blu-ray seti kazanacak.

Bakalım gerçekten Bond’a yardımcı olabilecek zihni sinir bir yanın var mı?

Yeni görevleri öğrenmek için, #AjanS hashtag’ini takibe devam et.

https://www.facebook.com/SonyTR
https://twitter.com/Sony_Turkiye #AjanS #M1benyaptım

Bir bumads advertorial içeriğidir.

16 Ekim 2012 Salı

Uzmanlar Tavsiye Ediyor: Her Öğünden Sonra Bir Şaka!

Son günlerin en gözde Facebook uygulamalarından bir tanesi de Lipton Ice Tea Hararetmatik. Lipton Ice Tea Türkiye sayfası üzerinden ulaşabildiğiniz Hararetmatik uygulaması, IVR teknolojisiyle gerçekleştiriliyor. Türkiye’de ilk defa, yapılan şakayı kayıt etme özelliğine sahip bu teknolojiyle oturduğunuz yerden istediğiniz arkadaşınızı şakalayabiliyorsunuz. Bunun için tek yapmanız gereken, Facebook listenizdeki arkadaşlardan dilediğinizi seçip telefonunuzu ve hararetini yükseltmek istediğiniz arkadaşın telefonunu yazmak. Bu basit işlemden sonra Türkiye’nin son dönemdeki gözde komedyenlerinden İsmail Baki tarafından canlandırılan 5 ayrı telefon şakasından birini seçebiliyorsunuz. Günde 3 şaka hakkınız var ve unutmayın her arkadaşınıza sadece bir defa telefon şakası yapabilirsiniz.
Olay sadece şakayla da bitmiyor tabi. Eğer arkadaşınız şakayı sonuna kadar dinleme sabrı gösterirse hem siz hem de o SMS ile birer çekiliş numarası almaya hak kazanıyor. Her hafta sonunda da en fazla çekiliş hakkı elde eden kişi ise içi dolu, özel bir Lipton Ice Tea dolabı kazanıyor.


İsmail Baki’nin birbirinden renkli taklitlerini ister yemekten sonra tatlı niyetine yapın ister kahvaltıdan önce aç karnına. Bu şakalar karnınızı doyurmaz gerçi ama unutmayın uzmanlar her kahkaha bir pirzola değerinde diyor. Hararetmatik ile bol bol kahkaha atacağınız kesin.

Uygulamanın linki burada.

https://www.facebook.com/liptonhararetmatik/app_395429340516909

Seslendirmenin yapıldığı stüdyodan kamera arkası görüntüler ise çok eğlenceli:

http://youtu.be/bmkAfVBRBT4

Bir bumads advertorial içeriğidir.

5 Ekim 2012 Cuma

Hoş Geldin Kadınım

Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır; 
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır;
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam,
Memleket gibi yoksuldur odam.
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin,
Ayağını basdın odama,
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi,
Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde,
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
Gönlüm gibi zengin,
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin...

 Nazım Hikmet Ran

Ve dinlemek isteyenlere, İşler Güçler dizisi Ahmet Kural'ın ağzından Hoş Geldin Kadınım şiiri

Dizi Tanıtım: Last Resort





Bir Denizaltı










 Denizaltı seyir halinde ilerlerken Kaptan,








II. Kaptan ve III. Kaptan ve  mürettebata aniden füze fırlatma emri gelir. Bu sıra da olaylar karışır ve;






Sonrasında Nato Karargahı






Patlatılan bir füze ve denizaltı mürettebatının yeni evi sizleri bekliyor.




İlk dakikası itibariyle aksiyon dolu bir dizi. Uzun zamandır değişik konulu ve aksiyonlu bir dizi seyretmedim diyorsanız bence bu dizi tam size göre. Ben ilk bölümünü seyrettim ve çok beğendim. Dizide tek saçma bulduğum kısım ise, NATO kısmı biraz kolay oldu gibi. (spoiler olmaması açısından üzerinden anlatım yaptım)


İyi Seyirler Efenim

28 Eylül 2012 Cuma

Yeni Dizi: Last Resort


Dram gerilim türünde yeni bir dizi başlamış, ben de hiç vakit kaybetmeden haber vereyim dedim:) izleyenler çok başarılı olduğundan bahsetmişler. Ben de bu akşam seyretmeyi planlıyorum. İzleyince bir dizi tanıtımı yaparım sizlere:) İyi seyirler efenim:)

Dizinin Konusu:
*Shield'in yaratıcısı Shawn Ryan'ın projesi Last Resort'da Andre Braugher ve Scott Speedman nükleer füzeleri ateşleme emrine uymayı reddeden bir ABD denizaltı mürettebatının iki askerini canlandırıyor. Amerikan ordusu tarafından aranan mürettebat bir NATO karargahına sığınıyor. Bunun üzerine mürettebattaki askerler kendilerini en küçük ulus ilan ediyorlar. 

 *Divxplanet.com'dan alıntıdır.

27 Eylül 2012 Perşembe

Ya yok olursa?

Bir çoğumuz anılarımızı fotoğraf karelerine yüklüyoruz. Peki o anılar, ya yok olursa? Bazılarınız belki de seyretti bu bu kısa filmi, ama seyretmeyenler için ben de yayınlamak istedim.

26 Eylül 2012 Çarşamba

Hangi Filmden?

Uzun zamandır oynamadığımız oyunumuzun yeni sezon açılışını bilinmesinin zor olduğunu düşündüğüm bir filmle yapıyorum hadi kolay gelsin:)

Resim İpucu 1: İngiltere'den ABD'ye giden iki çizgi-roman fanatiğinin resim3'deki karakterlerle karşılaşmaları sonucu başlarına gelen ilginç olayları anlatıyor. (Bu iki karakteri bu film dışında başka bir filmde seyretmemiştim.)


Resim İpucu 2: Yolda karşılaştıkları bayan da maceraya katılır.( Bu bayanın başka filmlerini seyretmiş olabilirsiniz diye koydum aslında:))


Resim İpucu 3: Bu da filme ismini veren karakter


Replik İpucu 1:

S.P: Bunu nasıl yaptın? Nasıl görünmez oldun?
P: İçgüdüsel olarak kendimi kamufle ederim.
S.P: Predator filmindeki gibi mi?
P: Aynen! Ama sadece nefesimi tutarak yapabiliyorum.

Winter is Coming!


25 Eylül 2012 Salı

Biz neleri ödemedik ki!

Başbakan'ın çılgın projesi (parası bir yana, doğa'nın düzenini değiştirmek niye?)

Suriyeli Mülteciyi ve gerillayı beslemek, bakmak (kış geliyor masraflar daha da artacak)

Okullarımız ve öğretmenlerimiz yetmezken, bu sene üç katı çocuğu okula başlattık! Hiç plan yapmadık yerimiz yeter mi yetmez mi diye? (konteynır okullarda ısınma ve temizlik sorunları yaşanılıyor, daha tadilatı bitmeyen okullarda eğitime başlanıyor)

Daha saymadığım neler neler? (Vekil zamları, hızla artan terörün mücadele masrafları, yolsuzluk davaları.....)

Bir bakılıyor, bütçede açık var! Ne yapacağız birazını halk öder, birazını da her zamanki gibi IMF'de alırız, Dış borçta iyice artar! Biz de iyice dışarıya bağımla hale geliriz! Halk da alıştı zaten, ard arda zam bombardımanına bile azıcık söyleniyor, sonra biraz daha kemerini sıkıp, HALA yaşamaya çalışıyor!

Anlaşıldı bu sene (varsa) arabamız kapının önünü bekleyecek, kışın donacağız, gece de mum ışığında romantik yapacağız belli oldu. ÖTV ve eğer bütçe açığı kapanmazsa yapılacak olan KDV artışını saymıyorum bile ama beni en çok endişelendiren TEPKİSİZ KALMAMIZ! 

30 Ağustos 2012 Perşembe

Dizi Önerisi: Bones







Antisosyal ve toplum değerlerinden bir haber olan Antropolog Brenan











Bir FBI ajanı Seeley Booth












Marjinal bir ressam ve aynı zamanda da teknoloji ile arası iyi olan Angela













Böcek bilimci Hodgins












Dr. Brenan'ın asistanı ZACK






Sadece kemik olarak kalmış cinayetlerin çözülmesi için bir antropolog ve FBI ajanın yollarının kesiştiği bir dizi bones. Dizi kıtlığı çektiğimiz günlerde farklı karakterleri bir araya getirmiş olan Bones imdadımıza yetişti. Umarım sizde severek izlersiniz.

17 Ağustos 2012 Cuma

Vazgeçilmez Lezzet Çorba

Kim acıktığı zaman dumanı üzerinde tüten bir tas çorbaya hayır diyebilir ki? Üşüyünce, geniş sofralarda buluşunca, hafif bir şeyler yemek isteyince, hastalanınca yardımımıza koşan çorba, Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri. Üstelik, hafif ve doyurucu yapısı sayesinde üç öğünde de zengin çeşitleriyle sofralarda yerini alıyor.

ben çorba severim

Çorba kelimesinin kökeninin ise Farsça "tuzlu haşlama" anlamında kullanılan "shorba"dan geldiğini biliyor muydunuz?

İyi beslenme anlamına gelen Sû ve Pô kelimelerinden türeyen çorba kelimesinin kökeni Sanskritçe'ye kadar dayanıyor.

Çorba: 10 bin yıldır tüketilen bir besin!

Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde bile çorba hazırlandığını ve içildiğini gösteren kayıtlar mevcut. Et ve sebzeyle birlikte pişirildiğinde, malzemelerinin sahip olduğu besin değerlerinin bütünlüğünü taşıyan çorba, o tarihlerden günümüze kadar sofraların en değerli besinlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Türk Mutfağı'nın da yıldızı

Dünyanın sayılı mutfaklarından birine sahip Türkiye ise çok zengin bir çorba kültürüne sahip... Mutfaklardaki altın standardın temsilcisi ev yapımı çorbaların yanında, klasik ve yöresel pek çok çeşidiyle hazır çorbalar tüketicilere mutfakta saatler harcatmadan, ailelerinin seveceği lezzetli ve değişik tarifler sunuyor.

Hazır çorbalar, her geçen gün tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda geliştirilirken, geniş ürün yelpazesiyle tüketicilerin hijyenik koşullarda taze ve kaliteli malzemeler kullanılarak hazırlanan birbirinden farklı lezzetleri güvenle tüketmelerini sağlıyor.

Tarhanaya Dünyanın İlk Hazır Çorbası demek mübalağa sayılmaz…

Çorbayı oluşturan malzemelerin başında gelen yoğurdun çorba kültürüne kattığı en büyük eser, kuşkusuz tarhanadır. Bir zamanlar göçebe atalarımızın hazır yemeği olan tarhana, hala her zaman ve her yerde çabucak lezzetli bir yiyeceğe dönüşebilecek, taşınması ve saklanması en kolay ve muhteşem üründür.

Tıpkı tarhana gibi, hazır çorbalar da mevsiminde toplanan ve özenle seçilen sebze ve baharatların yüzyıllardır uygulanan, tamamıyla doğal bir koruma yöntemi olan kurutma işlemine tabi tutulması ve harmanlanmasıyla üretiliyor.

Yazın da çorba içilir

Çorba denilince çoğumuzun aklına dumanı tüten sıcacık bir tabak gelse de, Anadolu ve Türk mutfak kültüründe soğuk çorbaların da ayrı bir yeri vardır. Özellikle soğuk ayran kullanılarak
yapılan çorbalar, serinletici özellikleriyle yaz günlerinin hafif ama keyifli yiyeceklerine dönüşüyor. Bu tür çorbaların en başında Sivas'ta yapılan bulgurlu pazılı soğuk çorba ile buğday ve ayranla yapılan soğuk çorba yani ayran aşı çorbası geliyor. Sivas'ta pazı katılan soğuk çorbanın diğer bölgelerdeki yöresel çeşitlerine sarımsak ve nane gibi baharatlar eşlik ederken, kimi bölgelerde ise salatalık gibi yaz sebzeleri eklenebiliyor.

Siz de bir çorba severseniz lezzet dolu çorba dünyasını keşfetmek için www.bencorbaseverim.com adresini ziyaret edin…

Bir bumads advertorial içeriğidir.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Teknoloji Uzmanı Kedi Pati

Bugün bir ürün inceleme videosu gördüm, hayatım değişti :)

İnceleme videolarında da bir standart var malum. Öncelikle bir adet son teknoloji telefon edinilir. Daha sonra mümkünse kendinizi çok göstermeden, telefonun ön planda olduğu bir kadrajla telefonun sağı solu gösterilir. Daha sonra da özelliklerine geçilir. Bunların hepsini yapan kişi bir insandır, ekranda da el, kol ve telefondan başka bir şey pek göremeyiz.

Bugün gördüğüm videoda ise bu az önce anlattığım standart şeyleri bir kedi yapıyordu. Yanlış okumadınız, kedi diyorum. Adı Pati’ymiş dünyalar güzelinin. Kutudan USB mi çıkarmadı, scroll yapıp kanal mı açmadı, radyo kanallarını mı seçmedi, neler neler.

Telefonun özelliklerini ve incelemesini seyretmek bir yana, gözünüzü Pati’den alamıyorsunuz, çok acayip.

MaxiPlus5 hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız tıklayın.



Bir bumads advertorial içeriğidir.

9 Ağustos 2012 Perşembe

Benim Olmayacaksan;)

Sevgili bloger dostlarım,

Biz eve Browni Intence alacaksak, 3'lü paket alırız ve her zaman 2 tanesini ben yerim, birini de eşim:) İşte bu hafta sonu yaşadığımız bir olay:)


Kısaltmalar:
B:Ben
E:Eşim

B: Dün akşam yediğimiz Browni'nin kalanını sen mi yedin?
E:Yoo, hep seni yiyorsun ya, ben sen yedin zannettim.
B: Bende bu sefer sana bırakmıştım, yerinde de göremeyince sen yedin zannettim.
E: Hımm peki paketi nerede?
B: ımmm, çöpte! (Bu arada başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş ve kıp kırmızıyım)
E: bak günahımı aldın:)
B: browni benim olmayacaksa, kara toprağın olsun :p

Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?


LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.

Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.

Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.


Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

7 Ağustos 2012 Salı

Neşeli Mutfak Önlükleri'ne Devam

Mutfak Önlükleri yapımına devam ediyorum, zamanım müsait oldukça yaptığım için senede 1 veya iki tane ancak çıkıyor:)


Aslında kumaşlarım çoğaldı, çevrem (anne, teyze v.b) önlükleri gördükçe, kullanmadıkları kumaşları bana veriyorlar:)

İşte bu da son önlüğüm:)

Daha önce yaptığım Önlükleri görmek isterseniz;
Neşeli Mutfak Önlükleri
Sevimli Mutfak Önlüğü

31 Temmuz 2012 Salı

Anlıyorum...

Anlıyorum...
Hayatımızda sıklıkla kullandığımız kelimelerin en üst sıralarında yer alıyor.

-X bana yalan söyledi.
-Anlıyorum ve çok haklısın, ama insanlar böyle işte.

-Y beni aldattı.
-Haklısın tatlım, seni çok iyi anlıyorum.

Peki gerçekten anlıyor muyuz acaba karşımızdakini yoksa lafın gelişimi bu anlama eylemi. İnsan yaşamadığı bir şeyi anlayabilir mi, tabi ki hayır! Bunu ancak tahmin edebilir. Gerçekte bu olay başına geldiğinde ise hiç tahmin etmediği tepkileri verebilir. Hatta bazı olaylar vardır ki başımıza bir kereden fazla gelir ve her seferinde aynı tepkiyi verebileceğimiz gibi başka tepkiler verebiliriz. Bazense, karşımızdakinin yaşadıklarına yakın olaylar yaşamışızdır, ve buna dayanarak anlama durumuna geçeriz. Peki anlar mıyız, bence hayır! Çünkü benzer olaylar da yaşasak, yaradılış gereği hepimizin olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler farklı. Belki de hepimiz olaylara aynı gözlerle bakabilseydik, aynı oranda acı çekip, aynı oranda sevinseydik, yaşamak daha kolay olurdu, çünkü o zaman gerçekten anlardık birbirimizi.

O zaman da çok mu sıkıcı olurdu acaba Dünya:)

Doyumsuz muyum neyim:) "Anlıyorum" sizi, git yat uyu diyorsunuz :P

19 Temmuz 2012 Perşembe

Browni'li Cheese Cake


Uzun bir aradan sonra hepinize merhaba,

Ben nerelerdeyim diyecek olursanız, kısa kısa çıktığım seyahatler dışında aslında hep buradaydım. Kendim varlık göstermesem de, yazılarınızın büyük bir bölümünü takip etmeye çalıştım. Herşey blog sayfamın düzenini değiştirmek istememle başladı,derken araya başka uğraşlar girdi, fotoğraf kursuna başladım, kardeşimle birlikte evimin balkonunu yeniden dizayn ettik (çok güzel oldu), çok ara verdiğim kitaplarıma biraz ağırlık verdim. Keman zaten çok büyük vaktimi alıyor(ama ilerlettim, kulaktan bile bişeyler çıkmaya başladı). Bu arada blog sayfası hala aynı bir değişiklik yok derseniz, henüz istediğimi yapamadım:(

Tatlı bir giriş yapayım dedim ve size daha önce paylaştığım Dağ Çilekli Cheese Cake 'i biraz değiştirerek yaptığım Browni'li Cheese Cake'le merhaba diyeyim dedim. Bu tarif şu ünlü kahve dükkanlarından birinde yediğim tatlıdan esinlenerek oluştu:)

Malzemeler:- 1 paket Eti Kakaolu bisküvi,
- 1 kutu labne peynir (200 gr),
- yarım çay bardağı toz şeker,
- 3 yemek kaşığı tereyağ,
- yarım çay bardağı yoğurt,
- 2 yumurta,
- 1 paket vanilya,

Üzeri için:
- 1 adet Dr.Oetker - Çikolata Sosu
(Bu tarif 2 adet 15 cm çapındaki küçük sufle kasesi diye tabir edilen kaseler içindir, dikdörtgen borcama da tam olarak uyar)

Yapılışı:


Bisküvileri un kıvamına gelene kadar ezin veya rondodan geçirin. Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını bisküvilerin üzerine ekleyip,  iyice birbiriyle karışana kadar yoğurun. Tart kalıbınıza veya uygun boyuttaki kabınıza hazırladığınız bisküvileri düzgün bir şekilde yerleştirin. Buzdolabına koyarak bir saat kadar bekletin. 


Başka bir kabın içinde yumurtaları ve şekeri  koyarak çırpın, karışım köpük kıvamına gelince labne peyniri, yoğurdu ve vanilyayı koyup, iyice çırpın. Elde edilen karışımı, buzdolabından çıkardığınız bisküvilerin üzerine dökün ve  önceden ısıtılmış ılık fırında 175 derecede 30 dakika pişirin. Fırından çıkarttığınız keki soğumaya bırakın.

Dr.Oetker - Çikolata Sosu'nn yarısını arkasındaki tariften biraz daha koyu olabilmesi için sütün yarım bardaklık kısmını  koymadan hazırlayın ve soğumaya bırakın. Soğmuş olan kekin üzerine dökün. (Bu karışım benim kek tafime çok geldi, isterseniz yarısını yapın ya da  kalan çikolata sosunu dordurma ve diğer tatlılarınızın üzerinde tüketebilirsiniz.) Cheese cake'i buz dolabına koyun ve 2 saat sonra servise hazır afiyet olsun.

Hepinize hayırlı Ramazanlar,

3 Mayıs 2012 Perşembe

"Geçti o günler"


Başbakanın "Soruyorum siz kimsiniz? Sanat sizin tekelinizde mi? Geçti o günler" açıklamasına, yıllar önce yüce önderimiz Atatürk'ün sözlediği özlü sözler adeta bir cevap niteliği taşıyordu. Hepimizin okul yıllarından hatırladığı bu sözleri unutmamak, unutturmamak dileğiyle!

“Hepiniz milletvekili olabilirsiniz...Bakan olabilirsiniz...Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz...Fakat sanatçı olamazsınız.“ 

“Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

“Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Millet'inin tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.” 

“Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.” “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.”

“Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.” 

“Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk musikisidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.” 

“Güzel sanatlara da alakanızı yeniden canlandırmak isterim. Ankara’da bir Konservatuvar ve Temsil Akademisi kurulmakta olmasını zikretmek, benim için bir hazdır. Güzel Sanatların her şubesi için Kamutay’ın göstereceği alaka ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.”

“Milletimizin güzel sanatlar sevgisini her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.” 

“Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkilaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.”   

                                                                                M. Kemal ATATÜRK

29 Nisan 2012 Pazar

Amerika Fiyatına Mac'leri Kaçırma!

23 Nisan’a özel fiyatlandırılan MacBook Pro ve MacBook Air modellerindeki kampanya bitmeden harekete geçin çünkü 30 Nisan son gün…


Türkiye'de Avrupa fiyatları baz alınarak fiyatlandırılan Apple ürünleri bu kampanya ile Amerika fiyatlarına inmiş durumda.


Kampanyada MacBook Air 11 inch giriş modeli KDV dahil 2147 TL;  MacBook Pro giriş modeli ise 2590 TL; üstelik 12 ay World Card taksit imkanıyla… Artık ürünleri yurtdışından getirme dönemi kapandı…

Apple severler haydi yetkili mağazalara…

Bir bumads advertorial içeriğidir.

18 Nisan 2012 Çarşamba

Koca Sinan


Adaletiyle tanınan bir hükümdarın;
Eserlerinin değeri gün geçtikçe artan bir mimarın,
ve görkemli bir mabedin hikayesi Koca Sinan.

Mimar Sinan uzun süredir gizli gizli bir eser üzerinde çalışmaktadır. Öyle ki onu istediği gibi yapamayacağından korktuğu için bu eserden kimselere bundan söz etmemektedir. Kanuni Sultan Süleyman ise kendi adını yaşatacak bir cami yaptırmak istemektedir.  Mimar Sinan'ın hayatından bir kesitin anlatıldığı bu öyküde "sanat" ve "hür iradenin" önemi açıkça gözler önüne serilmiştir.

 F.H.Çorbacıoğlu’nun aynı adlı eserinden Hakan Altıner’in yazdığı ve sahneye koyduğu oyunun dekor tasarımı Tuba Onat, kostüm tasarımı Türkan Kafadar’a ait oyunda;


Mimar Sinan'ı Orhan Kılıç


Kanuni Sultan Süleyman'ı Tarık Pabuçcuoğlu

Hürrem Sultan'ı Nurseli İdiz 

canlandırmış Atilla Pekdemir, Elif Çakman, Can Kolukısa, Hilmi Özçelik, Celal Belgin ve Egemen Balkanlı ise diğer karakterlere can vermiştir.

Keyifle izlediğim bu oyunu hepinize tavsiye ederim.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...