Ana içeriğe atla

Ödülüm Varmış:)


Mr. E' den bloguma böyle bir ödül gelmiş:) bu ödüle layık görülmüş olmak onur verici teşekkürler, Bay E. (bunu bilerek yazdım:))

Ödülün ardından da kendimiz hakkında 7 gerçeği yazmamız gerekiyormuş:)

1) Yalan söylemekten, yalandan, sahtelikten, yapmacıklıktan nefret ediyorum, böyle durumlarla karşı karşıya tüm enerjim düşüyor ve çok mutsuz oluyorum.

2) Burnum ve kulaklarım çok hassastır. Ben 2 dakika önce biri biber kızartıyor derim, kimse bana inanmaz, sonra gerçekten öyleymiş derler:) 3 oda geride konuşulanları duyar onlara yorum yaparım:) bazı misafirlerimiz evde böcek olduğunu iddia ederler:)

3) Yemek yapmayı ve yemeyi çok severim ama koyun ürünleri (eti, sütü,yoğurdu) ve sakatat çeşitlerini hiç sevmem. Sanırım koku hassasiyetidir buna sebep:(

4) Biraz temizlik takıntım var, temiz görmediğim yerlerde su bile içmem.

5) Alışveriş yaparken dibime yapışan görevlilerden nefret ederim, genelde elimdekini bırakıp mağazadan dışarı çıkarım:)

6) Çok yüksek sesten aşırı rahatsız oluyorum:)

7) Yaptığım iyiliklerden kimseye söz etmem:)

Ve bu ödül ve mim; Aslı, kuccukkurba, okuyan,  Dürr-i Yekta, hayat melodisi, huyumkurusun, aryainneverland,mütemadiyen,cecil, Hayat Cafe Tarfileri

Yorumlar

  1. teşekkürler canım ben yazmıştım ama olsun aldım yine :)

    YanıtlaSil
  2. canım benim bu ara çok yoğunum blogları çok iyi takip edemiyorum:(

    YanıtlaSil
  3. ama bende sana yollamıştım bu ödülü canım görmemişmiydin ??

    YanıtlaSil
  4. Satıcı konusunda aynı sıkıntıyı yaşıyoruz demek ki :)

    YanıtlaSil
  5. Bazı ortak yönlerimiz olduğunu keşfettim.Yalan ,koku hassasiyeti kısmı,Yüksek ses.:):)

    YanıtlaSil
  6. Ah o satıcılardan :( aynen bişey almadan çıkarım.

    Bende de koku alamama durumu var, çok kötü bişey :)

    Çok tsk ederim ayrıca, düşünmüş olman çok güzel :)

    YanıtlaSil
  7. Senin gerçeklerini okumak pek keyifliydi.
    Ödüllü mim için çok teşekkür ederim ama ben de geçen hafta cevaplamıştım:)
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  8. çok güzel cevaplar canım.yüreğine sağlık.sevgiler.

    YanıtlaSil
  9. ben de mimlemiştim seni hem de daha önce:(

    YanıtlaSil
  10. ödül için teşekkürlerimi sunarım :)
    ve ayrıca şu görevlilerden ben de hiç hazzetmiyorum ıyy allam katil olma sebebi :p

    YanıtlaSil
  11. Dürr-i Yekta---> gerçekten takip edemiyorum bu ara blogları ben size geçen ay boşuna demedim kötü blogerım ben diye, kötüyüm işte çok kötü:((

    Mr.E---> ya alasım kaçıyor:(

    huyumkurusun--->huyumuz kurusun o zaman;)

    Aslı--->:) koku alamadığımı düşünemiyorum ben yemeği yemeden önce, kıyafetlerimi giymeden önce v.b koklarım:) bazen de benden renk soracak olursun hiç ilgilenmezler gerektiğinde yoklar, gerekmediğinde dibindeler, (sözüm meclisten dışarı)

    okuyan---> yaaa ben herkesi kaçırmışım işte:((( çok üzüldüm sevgiler,

    sevda--->teşekkürler sevdacığım:)

    kremkaramel---> sanada belirttiği gibi çok üzgünüm:(

    kuccukkurba--->küçükkurbam rica ederim ne demek:))ben direk almıyorum:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..