Ana içeriğe atla

Dedirtmen Uleynnn!


Polisin kameralar önünde önce dövdüğü, sonrada inkar ettiği olayın üzerine deyim yerindeyse cuk oturmuş bir karikatür. Bide kamera çekmese nasıl savunacaklardı acaba polisler kendilerini!

Yorumlar

  1. çok haklısın, reziller daha birçok şey demek geliyor insanın içinden ama hasbinallah yinede

    YanıtlaSil
  2. olan bitenlerin yaninda bu kaymak kaymak ..

    YanıtlaSil
  3. O görüntüyü her izledigimde içim kötü oluyor ya, dayanamıyorum. Bende gidip onları dövmek istiyorum o kadar yani..

    YanıtlaSil
  4. Süper karikator,cuk diye oturtmuşlar harbiden..Blogunuz güzel takipçinizm artık ;)
    Sizide bloguma beklerim arada bir
    http://kendidefterim.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  5. hahaha ne güldüm sabah sabah tipik türk erkeği:))
    diğerine gelince rezalet bir olay kahretsin bunu yapanları...
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Yuuuhuuu renk renk, where you at ...

    :))

    YanıtlaSil
  7. yarın hepinize cevap yazacağım:) bugün yazamıyorum çünkü çok yorgunum:)

    Lô - Lâ--->hafta sonu için Ilgaz'a gitmiştim o yüzden yoktum, geldim ama:)

    YanıtlaSil
  8. Benim accauntumda problem var idi...

    YanıtlaSil
  9. Dürr-i Yekta---> gerçekten rezalet, biz teknolojik anlamda gelişirken, insanlık anlamında git gide yozlaşıyoruz!

    Lô - Lâ---> bu düzeni eskiden de anlayamazdım ama şu an aklım almıyor:(

    rengarenkli---> hoş geldiniz:)aynen öyle, tam yerini bulmuş!

    Aslı---> insan ister istemez hıslanıyor:(

    Urfalı---> hoş geldiniz öncelikle, ve karikatür aynen cuk diye oturmuş, gönül isterdi ki bu olay karikatüristlerin hayal gücünden ibaret kalsın ama ne yazık ki gerçek!

    REÇELİM---> bir hoş geldiniz daha:) gerçekten inanmak istemiyorum, ama kameralar çekmiş, ve buna rağmen yalan söylüyorlar ne diye bilirim ki! Sevgiler,

    Amin--->tam yerini bulmuş bir karikatür! hesabındaki sorunun çözüldüğüne sevindim:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..