Ana içeriğe atla

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ





Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..?
Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..

Yorumlar

  1. Resimi bakıp yazıya okuyunca duygulandım gece gece. İnsanlarla ilgili trajik bişi okusam olmazdı şu his.

    YanıtlaSil
  2. Missbone---> ya ne bileyim ben bir böcek bile öldüremem, örümcekleri alıp dışarı atıyorum evden düşün o kadar içim acıyor bunu okudum mahvoldum paylaşayım da ölmesin zavallı kuşlar dedim:(

    YanıtlaSil
  3. İyi yapmışsın gerçekten, benim gibi bilmeyenler öğrenmiş oldu sayende :) Sakızlar çöp kutusuna artık :)

    YanıtlaSil
  4. ben de bilmezdim o umarsızca sokağa sallana sakızların kuşları öldürdüğün, gerçi ben hiç atmam öyle en azında bir şeye sara öyle atarım ama bundan sonra onu da yapmam! doğru çöp kutusuna.

    YanıtlaSil
  5. aaa hiç bilmiyordum bunu :(( gerçi yolda sakız çiğneyenlere gıcık oluyorum zaten

    YanıtlaSil
  6. Dürr-i Yekta---> uzun süre dışarıdaysam ben naneli sakızları seviyorum. Ama alayım da bir sakız çiğneyeyim şeklinde değil de, ağzımın tadı değişsin gibi.

    YanıtlaSil
  7. ah ben kıyamam:( çok üzüldüm... aslında yerlere ve doğaya herhangi bir şey atmanın da mantığını hiç anlamış değilim... dediğin gibi çöp kutusu denen bir şey var... şayet çevrede çöp kutusu yoksa koyarsın çantana bulduğun yerde atarsın değil mi? sanki insanlar evlerinde çöpleri yerlere atıyorlar... bilinçsizce yapılan hareketler nasıl da doğaya ve diğer canlı türlerine zarar veriyor... bilgilendirdiğin için teşekkürler canım... en azından çevreme uyarırım onlarda etrafındakilere söyler... belki bir nebze insanların vicdanı sızlar da azıcık daha dikkatli olurlar... umarım...

    YanıtlaSil
  8. Amin---> hep birlikte öğrenmiş olduk, umarım artık yapılmaz böyle bir şey.

    YanıtlaSil
  9. okuyan---> ben de anlamıyorum, çantama koyarım çöpümü ya da çantam küçükse elimde taşırım. Biz pis milletiz ya ne geçse elimize atıveriyoruz sokağa, bilmeden kuşları da öldürüyormuş bu davranışımız, umarım herkes daha dikkatli olur bundan sonra...

    YanıtlaSil
  10. içim çok kötü oldu, ben hep yutarım sakızımı atacak yer yoksa.

    YanıtlaSil
  11. Aslısın--->yutma o da kötü bir şey midene yapışır. kağıda iyice sarıp çöp bekliyorum ben:)

    YanıtlaSil
  12. HerbiRenk'im çok çok sağol, bnu gördüğüm çok iyi oldu, herkese yayarım artık, farkındalık ne iyi şey..

    YanıtlaSil
  13. çok üzücüymüş canım..şahsen kendim çöp atmıyorum yere ama uyarmak gerek bilmeyenleride..

    YanıtlaSil
  14. ayyy canlarim benim yaaa.bundan sonra sakiz cignemek bile istemem ben yaaaa :(((

    YanıtlaSil
  15. Maya'nın Cicileri---> tabi bence de duyanlar duymayanlara duyursun, böylelikle hem kuşlar zarar görmez hem de çevremiz daha temiz bir yer olur.

    YanıtlaSil
  16. Gul/İnn---> ben genelde uyarıyorum, ama anlamıyacağını yere çöp atanları, birde o ayakkabıma yapışan sakızlardan nefret ediyorum, ama kuşları öldürüyor olması daha acı bir durum.

    YanıtlaSil
  17. NeSLiNaMe--->sakızın hiç böyle bir zarara yol açabileceğini aklıma getirmezdim! yazık kuşlara, çevreye!

    YanıtlaSil
  18. NeSLiNaMe--->sakızın hiç böyle bir zarara yol açabileceğini aklıma getirmezdim! yazık kuşlara, çevreye!

    YanıtlaSil
  19. İlk kez yere sakız atmamayı, kendi attıgım sakız ayakkabıma yapışınca, ögrenmiştim :)

    Ama bu görüntü beni öldürdü ya, çok üzüldüm çok :)

    YanıtlaSil
  20. Aslı---> senin kide tam süper olmuş:))

    bende çok üzüldüm canımm

    YanıtlaSil
  21. Bunu face ten ogrenmistim martilara ekmek atiyorduk o arada bir adam sakizini aldi denize atti ve martilardan biride onu aldi agzina sonra baktim napicak diye ama birsuru kusun arasinda takip edemedim adama da soyledim boyle boyle diye sen nerden biliyosun diyip piskin piskin guldu adamin piskinligine mi sinirleniyim yoksa kusun haline mi uzuleyim bilemedim yani ama iki gundur aklimdan cikmiyor

    YanıtlaSil
  22. Ya acaba serbetli tatlilarda kuslara ayni zarari verirmi? Dun aksam tatli dan kalani kuslara attim.yesinler diye.gelen.bi bakti kacti.hic bir kus yanasmadi.birkac karga agzina aldi.martilar kovaladi.kendileride yemedi.kimseyede yedirmediler.havalar soguk.yiyen hayvanlarin agzindada donar diye korktum.cok uzuldum.niyetim.onlara yiyecek biseyler vermekti.cope gidecegine onlar yesin dedim ama.insallah bilmeden
    zarar vermemisimdir.

    YanıtlaSil
  23. hemen animasyonunu yapmaya başlıyorum 2 hafta da biter

    YanıtlaSil
  24. Yazı baya eski ama gene de yazmada fayda var. Bizim evin balkonunda bir serceyle baya yakınlaştık. Bu sabah gördüm ağzına sakiz yapışmış acaba ne yapmak lazım?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…