Ana içeriğe atla

Sessizliğin Kaynama Noktası


Söylemeliyim!
Söylemezsem içimde kalacak,
Kalırsa, sessizliğe meydan okurcasına bağırdığımda,
Kimse beni tutamayacak...

                                      Herbirenk

Fotoğraf: Henry Fuseli - Slience


çok kızgın olduğum bir arkadaşa hitaben yazılmıştır!

Yorumlar

  1. kizmana uzuldum, kizdirana kizmadim cunku edebi bir dize cikmis ortaya .. ne buyuk bir celiski ..

    bellarenk vuu : )

    YanıtlaSil
  2. Lô - Lâ---> ya ne bileyim çok da içime sinmedi ama işte:((

    YanıtlaSil
  3. sinirin biraz hafiflesin, birde oyle bakarsin. ama bence iyi : )

    YanıtlaSil
  4. kızgınlık güzel dizeler çıkarmış ortaya..ara ara kız sen böyle :)

    YanıtlaSil
  5. Lô - Lâ---> sanrım nokta kondu, final oldu, artık yapacak bir şey kalmadı o arkadaşlık için:(( her aklıma gelince sinirleneceğim mutlak ama dozajı daha düşük olacaktır kuvttle muhtemel... teşekkür ederim bu arada:))

    YanıtlaSil
  6. nokta konulduysa kizma, ustunde durma. degmez !

    bellabella, colorful bella : )

    YanıtlaSil
  7. Gul/İnn---> sağ olasın, ben çok zor kızarım ama kızarsam da pek yanıma yaklaşılmaz durumda oluyorum, ama bu sefer farklı oldu, söyleyemedim içimde kaldı, bu saatten sonra söylememin de kıymeti kalmadı:(((

    YanıtlaSil
  8. Lô - Lâ---> haklısın, ama işte geride neler var insan ister istemez düşünüyor, bir insan nasıl bu kadar değişir diye, ama haklısın adı üstünde NOKTA.

    YanıtlaSil
  9. doğru zaman ve doğru yerde söyleyebilmek..
    dogru zaman ve dogru yerde susmak..
    işte bütün mesele..

    YanıtlaSil
  10. patlama noktasına gelmeden söylemelisin bence de, bu kızgınlık insanın içinde kaldıkça geçeceğine büyüyor bende öyle en azından.

    YanıtlaSil
  11. emine--->kesinlikle zamanlama çok önemli... ve bu zamanda yaptığın davranışlar...

    Dürr-i Yekta--->aslında söylemedim de değil biliyor musun? anlamadı:S ama artık ipler koptu, içimde kalanlar bende kaldı:((

    Amin---> bende ikinizle aynı fikirdeyim.

    YanıtlaSil
  12. Ama ne güzel olmuş bu böyle :)

    Benim de olmuştur böyle birilerine kızıp bloga dökerek nispeten rahatladığım.

    YanıtlaSil
  13. Zeugma--->:)) di mi insan en azından içini döküyor:)

    YanıtlaSil
  14. Kelimeler alev alev.
    Tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  15. okuyan---> teşekkür ederim, kırgınlık anı yazısıydı.

    YanıtlaSil
  16. bazen olumsuzluklar olumlu işler çıkarır...

    YanıtlaSil
  17. okuyan---> kendi çapımda çırpınıştan ibaret benim ki teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..