Ana içeriğe atla

Garip Banka Dialogları


Günlük hayatta hepimiz bankalar tarafından aranıyoruz. Hatta bazen çileden çıktığımız zamanlar bile olabiliyor. Benim ve arkadaşlarımın başından geçen olayları bir seri halinde sizlerle paylaşmak istiyorum. Sözüm meclisten dışarı bankacı arkadaşlar;)

Kısaltmalar:
Banka Satış Temsilcisi: BST
Müşteri: M

Dialog 1:
BST: Merhabalar beyfendi Ben HerBiRenk Bank'tan arıyorum. Siz ölürseniz geride kalanların kredi kartı borçlarından etkilenmemeleri için bir sigortamız var yaptırmak ister misiniz?
M: Bi dakka, bi dakka, Nasıl yani? siz benimle nasıl konuşuyorsunuz? Siz benim ölmemi mi istiyorsunuz?
BST: Yok beyfendi yanlış anladınız!
M: İstemiyorum! (Çat telefon kapanır)

Yorumlar

  1. The King---> kimleri görüyorum hoş geldin:))

    YanıtlaSil
  2. Aslı---> eheueh:)bunlar gerçek hayattan:)

    YanıtlaSil
  3. bu diyalogdaki kahramanlardan birinin behzat ç. olması ihtimalini düşündüm de bi an...

    YanıtlaSil
  4. two---> behzat ç'yi izlemiyorum ama herkesin çevresinde bir behzat ç karakterinde vardır sanırım:)

    YanıtlaSil
  5. Banka sohbetlerinin yanında kahven olacak mutlaka, yoksa o siniri hiçbir şeyle bastıramazsın.

    YanıtlaSil
  6. hahaha, yazık bu bankacılara :)

    YanıtlaSil
  7. Sıradan bir balık---> ben kahvede sevmem ki, sigara desen o da yok:))

    YanıtlaSil
  8. Dürr-i Yekta---> bankacılarada yazık tabi ki onlara da bu işi vermişler yapın diye ama bu şöyle bir şey; beni bir daha aramasınlar diye kara listeye falan alınma çabası :))

    YanıtlaSil
  9. bu diyaloglara bi süre maruz kaldığım oldu zira insanlar öyle acayip ki hem bilinçsizler üstüne de aksi bi durum olunca kendi yoğurdum ekşi demeyip bütün hırsını sinirini senden çıkarıyorlar.
    Sabır işi cidden ;)

    YanıtlaSil
  10. kuccukkurba---> evet kendi hırsını çıkaranlar da var haklısın:))

    YanıtlaSil
  11. bankacıları hiç sevmem ben.yok yani toptan sevmem hatta biriyle konuşmaya başlarken ilk önce bankacıyım derse hııımm öylemi'' filan diyorum,kişiliklerine de kaydırıyorum o sevimsizliği aklımda,toptan mesleki ve insani olarak da sevmiyorum:) ne bileyim,bi hoşlar.

    YanıtlaSil
  12. Hahahhh:):) Yorumlar çok tatlı yaaa..Yapmayın etmeyin arkadaşlar bizi sevin, bizede yazık yaaa..:)Valla bankacılıkla ilgili yaşadıklarıma dair bir kitap bile yazabilirim..Komedi ve trajedi türünden..:)

    YanıtlaSil
  13. temerrüt---> :)) ben pek ön yargılı bir insan değilim ama böyle telefonlar gelince bazen çıldırdığım olabiliyor:)

    YanıtlaSil
  14. MÜTEMADİYEN---> bir bankacı olarak başınızdan geçenleri tahmin bile edemiyorum, dediğim gibi sözüm meclisten dışarı ve sonuçta sizinde yapmanız gereken bir işiniz var:) ama çileden çıkmıyor değiliz biz arkadaş grubu olarak:) bence bir kitap yazabilirisiniz hoş olur:)

    YanıtlaSil
  15. Amin---> demek sizin orada da var aynı durumlar:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..