Ana içeriğe atla

Azat Et


Az önce bir şarkı dinledim, dinlediğim şarkı işte burada;


Bu şarkı, eskiden çok yakın olduğum ama araya mesafelerin girdiği bir dostum tarafından facebook'a göndermiş. Şarkıyı dinledim, taaa nerelere gittim. Şarkı her zamanki  gibi, bir gönül ilişkisi anlatılmış, bense eski dostlarıma gittim. Özlüyorum eski arkadaşlarımı, arkadaşlıklarımı ama her şey bu şarkıdaki gibi olmuyor, bazen araya mesafeler girince hiçbir şey aynı kalmıyor. Tabi ki bu şarkının güzel olduğu gerçeğini değiştirmiyor:)

Azat Et

Mesafeler mi hatırlanmaz kılıyor hatıraları,
Yoksa kolay mı geliyor unutmak,

Unutulmak ağır,
Ağırlıklar üst üste bindikçe mi silikleşiyor hafızalar,
Hayatın yüküdür belki geçmişi unutturan,
yada belli ki yalanla yaşamış insan,

Durma azat et içindeki özlemi,
Belki geri gelir unutmadığın zamanlar...

HerBiRenk

Fotoğraf:http://zindy.deviantart.com/art/The-Forgotten-47583472

Yorumlar

  1. şarkı her insanda farklı tat bırakıyor sanırım zira bana da tebessüm ettirdi, keşke insanlar zamana yenilmese keşke her şey aynı kalabilse demekten başka çare gelmiyor.
    İnsana kalan sadece hatıraları oluyor.. :)

    YanıtlaSil
  2. kuccukkurba--->bence arkadaşlarımı özlememden kaynaklı ben de böyle bir etki bırakması:) radyoda dinleseydim belki de böyle bir etki oluşturmayacaktı bende:)) şarkının tebessüm ettirmesine sevindim

    zaman her şeyi tükettiği gibi bizleri de tüketiyor bu yüzden her şey aynı kalamaz ama unutulmaya yüz tutmak acıtıyor:(

    YanıtlaSil
  3. Amin---> :)) nerede olursak olalım sonuç sonuç değişmiyor sanırım, mesafeler araya girince insanlar hep aynılar:(

    YanıtlaSil
  4. kalanlarin guzel hatirla olmasi dilegiyle .. yoksa mesafeleri insanlarin kendileri koyarlar .. bunu bilir bunu derim ..

    YanıtlaSil
  5. Lô - Lâ---> uzaklarda olan biri olarak söylediklerinde haksız olmadığını biliyorum ama bazen mesafeyi karşındakiler de koyabiliyor sen boşuna çırpınıyorsun ve sonunda sıkılıyorsun çırpınmaktan:((

    YanıtlaSil
  6. aynı dertten muzdaripim..

    YanıtlaSil
  7. o da dogru .. bazen oyle bir mesafe koyuluyor ki, nutkun tutuluyor, iflahin kesiliyor ..

    bu yuzden en iyisi uzak ! durmak ..

    YanıtlaSil
  8. Gul/İnn--->:(( her insanın hayatında var sanırım unutulmak:((

    YanıtlaSil
  9. Lô - Lâ---> aynen öyle ama uzak durarak da yaşanmıyor ki:((

    YanıtlaSil
  10. Ne çok insan aynı duyguları yaşıyor şaşıyorum..

    YanıtlaSil
  11. Aslı---> ahh ahh nasıl da haklısın duygular aynı ama göşteriş biçimlerimiz farklı:)

    YanıtlaSil
  12. uzaklığın insana yap(tır)abileceklerinin en iyi örneklerindenim. içimin cız ettiği bir paylaşım bu.

    YanıtlaSil
  13. two of us---> demek ki sen unutmayanlar tarafında yerini alıyorsun... ama unutulan!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..