Ana içeriğe atla

Copyleft: Bir Kültür Baş Kaldırısı

Copyleft Nedir?

Aldığınız bir DVD/CD'nin yada bir kitabın arka yüzünde Copyright tüm hakları saklıdır diye bir ibare vardır. Copyright: kopyalama hakkı ya da telif hakkı ise, Copyleft nedir?

Sanat eserlerini ve düşünsel üretimleri korumak maksadıyla oluşturulmuş bir sistem olan telif haklarının, bir çok insanın belini bükme noktasına gelmesinden mütevellit ortaya çıkmış bir yöntem, Copyleft. Aklınıza hemen korsan değil mi? ama değil! Çünkü Copyleft sisteminde eserlerini, fikirlerini veya tasarımlarını sunan kişilerin dertleri, hiçbir şekilde para değil. Kendi hür iradeleri ile dağıtıyorlar sanat severlere eserlerini. Copyleft aslında bir baş kaldırı! Kültürü  yeterli parası olmayanların da hak ettiğini düşünen bir grup insan!

Kim bu Copyleft'çiler:

Bandista müzik grubu Mayıs 2009'dan beri kendi sitelerinden Copyleft müziklerini icraa ediyorlar.
altKitap sitesi ise Copyleft şeklinde Ücretsiz Türkçe E-Kitap & İlk Türk Online Yayınevi olarak hizmet veriyor.
http://www.copyleft-music.com/  Tellif ücretsiz müzik indirebileceğiz bir site.

http://opsound.org/  Müzisyenlerin, müzikle uğraşanların, yaptıkları işleri ekleyebilecekleri ve Tellif ücretsiz müzik indirebileceğiz bir site.

Bunlar benim bulabildiklerim.

Gezinirken birde Copyleft blog buldum:) http://onarimci.blogspot.com/

Emeğe Tabi ki Saygı!

Verilen emeğin karşılığı alınmalı, kesinlikle buna karşı çıkmıyorum ama günümüzde bu durum cüzdan sömürüsü haline gelmiş durumda. Basit bir hesapla, adam gibi kültür faaliyetlerinde bulunacağım diyorsanız ve tüm CD/DVD, kitap v.b orijinal almak niyetindeyseniz bütçenizden aylık 250 TL gibi rakam ayırmanız gerekiyor. 2011'in ikinci yarısı itibariyle asgari ücretin 658.95 TL olduğunu düşünülünce, kültürün belli bir zümreye ait olduğunu açıkça görülüyor! Ya da emek hırsızlığı yani kısaca KORSAN! Bana kalırsa, Copyleft düşüncesi çok sevilecek ve bunun en büyük göstergesi, gün geçtikçe artan Copyleft'çiler olacak.

Yazım ilginizi çektiyse belki Copyleft düşüncesini keşfettiğim Gülenay Börekçi'nin yazısını da okumak istersiniz: http://egoistokur.com/copyleft-vs-copyright-sanat-sadece-cok-parasi-olanlar-icin-midir/

Fotoğraf: http://onarimci.blogspot.com/

Yorumlar

  1. After I originally commented I seem to have clicked on the -Notify me when
    new comments are added- checkbox and from now on whenever a comment is added I recieve four emails with
    the exact same comment. Perhaps there is a means you can remove me from that service?
    Many thanks!

    Stop by my web site ... http://www.e-affiliatemarketing.com/

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..