Ana içeriğe atla

Gökgöl Mağarası

Ruha huzur veren bir ney sesi,
Ardından önce yüzüme sonra tüm vücuduma vuran bir serinlik,
Ciğerlerime dolan oksijen,
Ve doğanın büyüleyiciliği...

Zonlguldak'a 3 km uzaklıkta bulunan Gökgöl Mağrası, kesinlikle görülmeye değer bir doğa mucizesi. Gökgöl Mağarası' nın ilk 875 metresi turizm amaçlı kullanıma açılmış. Mağaranın içerisinde bulunan köprüler, seyir terasları ve aydınlatmalar ile görselliğin artırılması sağlamış. Mağara Üç bölümden oluşmaktadır ve Salonlara;
1. Bölüme; Fosil Giriş, Damlataşlar Galerisi,
2. Bölüme; Çöküntü Salonu, Muhteşem Salon, 
3. Bölüme; Büyük Çöküntü Salonu, Harikalar Salonu gibi isimler verilmiştir.

Ve belki de mağaranın en önemli özelliği; yapılan araştırmalara da, mağaranın astım hastalığına iyi geldiği belirtilmiş olmasıdır.

Ve bir NOT:
Yaz veya kış hiç farketmez, eğer bu mağarayı ziyaret edecekseniz, yanınıza mutlaka bir mont alın, Çünkü içerisi gerçekten buz gibi.

İçeride ne yazık ki resim çekmek yasaktı ve bu yasağı fark etmeden sadece 1 resim çekebildik.

* Yürüken sizi adeta büyülüyor.

** Bazı kısımları o kadar alçak ki kafanızı eğmeniz gerekiyor.

** Yıllarca oluşmuş sarkık ve dikitlerden bir görünüm.

* www.yurticiturizm.com
**www.iha.com.tr

Yorumlar

  1. Ne gozel bir yer...Gozel shekiller...

    YanıtlaSil
  2. Amin---> :) Bende çok beğendim Gökgöl Mağarasını, Sizdeki Gökgölü hiç bilmiyordum öğrenmiş oldum.

    Biraz ilerleteyim Rusça yorum yaparım ozaman:)

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel gözüküyorlar, Harika bir gezi olmuş anlaşılan :)

    Haytaın Süs Payı

    YanıtlaSil
  4. Hayatın Süs Payı---> gerçekten çok keyifli bir geziydi. Yakından daha da güzeller:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..