Ana içeriğe atla

Anılara Yolculuk

Hayatımızdaki özel anlar, hatırlandığında hep özel kalıyor. İnsan bazen geri dönüp o anı yaşamak istese de, anılar, bazen yüzümüzde oluşan tebessümde, bazense gözümüzden akan damlalarda saklı kalıyor. İşte size kısa bir film; filmde, geçmişe dönüyor kadın, kendini bir teleskoptan izleme sansı yakalıyor ve izlediği anıyı sanki o an gerçekleşiyormuş gibi hissetme sansı yakalıyor.  Ben izledim beğendim, umarım sizlerde beğenirsiniz.



Filmi izleyince, hayatımda geriye dönüp bakmak istediğim bazı sahneler oluştu kafamda; mesela doğduğum gün, kardeşimi ilk kucağıma alışım, okula başladığım ilk gün, üniversiteden mezun oluşum, eşime evet dediğim an :) peki siz bu filmi izlediğinizde aklınızdan neler geçti?

Fotoğraf: http://www.archiexpo.com/

Yorumlar

  1. Çok etkilenmiştim bu filmden, yine izleyesim geldi.

    YanıtlaSil
  2. Salam! Sözün düzü biz bu gun heyetde kecmish barədə düshünürdük...Həpsi cocuk yıllarına qayıtmaq istədilər ...indi isə yenə nastalji...

    YanıtlaSil
  3. Aslısın---> Tam olarak bir film mi bu ben kısa film diye görmüştüm, tam ismi nedir bende izlemek isterim:)

    Amin---> Selam, aynen dediğin gibi...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..