Ana içeriğe atla

Kaç Yaşındayım, Kaç Yaşındasın, Kaç Yaşında?

"Kaç yaşında olduğunuz  bilmeseydiniz kaç yaşında olurdunuz?" Leroy Satchell Paige (Amerikan Beysbol Oyuncusu)

Dün okuduğum, Tavuk Suyuna Çorba, Yaşlıların Altın Çağındakilerin Yüreğini Isıtacak Öyküler kitabından alıntı olan bu söz, beni çok düşündürdü. Aslında devamında daha farklı bir öykü vardı ama benim gözümde daha farklı bir şey canlandı. İşte benim düşündüklerim;


Küçüklükten beri bir yaş karmaşasıdır gider bizim evde, ben Ekim doğumlu olduğum için, yaşıtlarımdan biraz daha geç yaşıma giriyorum, ailem ise sene başında, gireceğim yaşı benim yaşım olarak benimsiyorlar. Benim inadım da tutunca, oo yaş konusu açılmaya görsün, bir şenlik havası eser bizim evde. Gerçi artık takılmıyoruz yaşlara ne olar ne de ben, ama zaman zaman " hadi canım kocaman kız oldun" diye şakalaşmalar oluyor.

Aslında kaç yaşındayım, 18 mi? 20 mi? belki de 50... Bu yaş kavramı ilginçtir. Çünkü 20 yaşından sonra zaman o kadar hızlı aktı ki, sayamadım. Arkama dönüp bakıyorum, nasıl da sekiz sene geçivermiş, zaman akmış gitmiş ve işin kötüsü ben fark edememişim. 28'i görünce kendimi yaşlanmış hissediyorum, ama içimdeki yaş taş çatlasın 23:)

Ama bazen o kadar çok yaşlanıyorum ki, elim kolum kalkmıyor, ruhum daralıyor, o zaman 70 oluveriyorum.  Hayat yorgunu hissediyorum kendimi, zaman zaman kapıldığımız rehavet duygusu işte... ama yılmıyorum, "yaş yetmiş ama iş daha bitmemiş" diyerek kendi kendimi telkin ediyorum ve hızla gençleşiyorum, 18 oluyorum, bazense 6. Ama bir şey değişmiyor, aslında ben 28 yaşındayım, ama içsel olarak taş çatlasın 23 :)

Siz kaç yaşındasınız?;)

Yorumlar

  1. :)) çok iyi bence demek ki yaşıtız:)

    YanıtlaSil
  2. Ay sen 28 yaşında mısın??? Ne kadar gençsiiiin!! ;)

    Soruya cevap: yaşımı bilmeseydim, ben şahsen bana "yaş şizofreni" tanısı koyardım.. :)) Çünkü ha bire değişen yaşlarda buluyorum kendimi.. bir o yaştayım, bir bu.. Ya da "joker yaş" diye bir tanım bulup, her bir yaşa giriş çıkışımın bahanesi yapardım..

    YanıtlaSil
  3. Unutmuşum yazmayı: nüfusum ve annem 47 yaşımda olduğumu söylüyor... :)

    YanıtlaSil
  4. İçimden Çağlayanlar---> :)) Yaş şizofrenisi, Joker Yaş çok sevdim ben bu terimleri:) her yaş bizim, bahaneye gerek var mı biz yaş şizofrenikleriyiz:))

    gördüğüm kadarıyla 47 yaşını dolu dolu dolu yaşayanlardansın, güzel çocuklar ve mutlu bir yaşam sığmış bu kırk yedi yıla, ne mutlu :)

    YanıtlaSil
  5. Bak bu da bana yazma konusu çıkardı işte :))) "yaş şizofrenisi"
    (kendi kendini fiştekleyen kadın)
    :))))

    YanıtlaSil
  6. :))güzel oldu bu iş, ben çok sevdim:)

    YanıtlaSil
  7. kendi kendini ve etrafındakileri fiştekleyen kadın :)

    YanıtlaSil
  8. Eskiden bu konuda yazdığım bir yazım geldi aklıma, azıcık ekleyip yayınlıyorum birazdan ;)
    vay be ne çalışkanım :ppp

    YanıtlaSil
  9. http://mugesandik.blogspot.com/2011/05/tani-yas-sizofreni.html linki paylaşmak istedim sakıncası yoksa çünkü gerçekten çok beğendim.

    YanıtlaSil
  10. Utanarak da olsa gurur duyarım!!! :) ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM... Kesinlikle karşılık olarak algılama LÜTFEN.. Aynısını ben de kendi blog'umda yapmak istiyorum!!! Çünkü kesinlikle hak eden ve çok vurucu bir yazı olmuş son yazın!!!

    YanıtlaSil
  11. olur mu estafurullah:) bende çok gurur duyarım, çok da sevindim ayrıca:)

    YanıtlaSil
  12. canım yaaa sen 28de böyle söylersen biz napacaz bilmiyorum.bana kalırsa şuan yeni 30 a girdim.:))))))

    YanıtlaSil
  13. :) bence o zaman sana kalsın:)2'li yaşlar bitiyorya sanırım onun telaşesine kapılıyorum:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..