Ana içeriğe atla

Beyaz Zambaklar Ülkesinde


Rus yazar Gregory Petrov’un kaleme aldığı bu eser, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek vatanseverin liderliğinde, imkansızlık, yoksulluk, zorlu doğa koşullarına rağmen tüm halkın bilinçlendirilerek bir araya getirilmesini ve ülkenin bağımsızlık ve geri kalmışlık savaşındaki mücadelesini konu etmiştir.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye çevrilmiştir. Mustafa Kemal, bu kitaptan o kadar etkilenmiştir ki, kitabın askeri okulların müfredatına eklenmesini emretmiştir.

Bu kitap öyle bir kitaptır ki, bataklıktan, nilüferlerle donanmış bir ülke haline gelen Finlandiyanın öyküsüdür bu. Okurken, yer yer ülkemizden kesitler bulabileceğimiz ve el ele verirsek herşeyin üstesinden gelebileceğimizi gösteren, bir baş ucu kitabıdır. Henüz okumadıysanız, Dünya Klasikleri arasında yer alan bu eseri, okumanızı ve okutturmanızı tavsiye ederim.

Neden Nilüfer diye soracak olursanız bu sorunun yanıtı kitabın önsözünde saklı;

“Grigory Petrov’un eserini bulmak için Varna ve Sofya kütüphanelerine gittiler. Kütüphane memurları listelerinde “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitabın bulunmadığını söyleyince onlar da şaşırmışlar...Neticede, dostların ve resmî görevlilerin birlikte yaptıkları araştırmalar sonunda yazara ait eserin “Beyaz Zambaklar Ülkesin’de” adıyla değil de “Beyaz Nilüferler Ülkesi’nde” adıyla kayıtlı olduğu tespit edildi ve fotokopisi çekilerek bana gönderildi.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..