1 Mart 2011 Salı

The Reader

İnsan hayatının en önemli dönüm noktalarından biridir okuma yazmayı öğrenmek. Bir anne için tarif edilemez bir heyecan olduğunu görmüştüm yakın zamanlarda yeni okumaya başlayan kuzenimin oğluyla. Yıllar önce aynı duyguyu, elması sınıfta ilk kızaran olarak kırmızı bir kurdeleyle ödüllendirilerek aileme yaşatmış olduğumu düşündüm bir an. O zamanlar önemini ve anlamını kavrayamadığım `o` anın, aslında ilk adım, ilk kelime kadar önemli olduğunun farkına çok sonraları vardım.


2008 yapımı Kate Winslet`in her zamanki gibi mükemmel performansıyla tanıştım bu hikayeyle. 3 yıl sonra daha geçen gün ise kitabını okuma firsatı buldum. Bernard Schlink imzali kitabi okumak çok daha farklı bir tat oldu benim için. Hikaye, lise öğrencisi Michael Berg`in yolu kendinden 18 yaş büyük Hanna ile hastalık sebebiyle birleşiyor; iyileştikten sonra ise tutku dolu bir birliktelikle devam ediyor. Michael, Hanna`nin kendisine kitap okunmasından hoslandığını keşfediyor ve ilişkileri daha derin, daha farklı bir boyuta geçiyor.

İlişikileri aynı tempoda devam ederken bir gün Hanna ortadan kayboluyor ve Michael bir şekilde kendi hayatına devam ediyor. Babası filozof olan Michael Hukuk Fakultesi`ni kazanıyor ve Hanna`yi "kaybedişinden" 8 yıl sonra hukuk öğrencisi olarak izlediği Nazi davalarında ona sanık olarak rastlıyor. 

İzlenmesi gereken bir film ve okunması gereken bir kitap The Reader, tavsiye ederim.

7 yorum:

  1. Bu sene 1.sınıf okutuyorum.Okuma yazmayı öğrenmeleri kendileri aileleri kadar benide mutlu etti.Onlar okumaya başladıkça insan büyük bir keyif alıyor.Şu ara aralarında kim daha çok kitap okuyacak yarışı söz konusu.:):)Tek dertleride daha hızlı okuyup yazabilmek.:)Film ilginç bir filme benziyor.Kitap mı film mi daha güzel ona göre birini tercih edeyim.:)Bir de tebrik ederim elması kızaran ilk kişi olmanı. Yıllar sonra bir öğretmenden daha aferin al:):)

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir filmdi, kitabını okuyamadım bir türlü.

    YanıtlaSil
  3. Tavsiyene kalpten ben de katılıyorum.

    YanıtlaSil
  4. huyumkurusun---> aferim için teşekkür ederim. Her zaman kitaplar filmlere göre daha iyi olmuştur. Kitapt herşeyi daha kapsamlı anlatır ve kişileri, mekanları senin hayal gücüne bırakır:)

    Aslısın---> huyumkurusuna da dediğim gibi kitap herzaman daha ağır basıyor filme göre:)

    Betül---> :))bende kalpten bir teşekkür sunuyorum:)

    YanıtlaSil
  5. iyi filmdi.

    girebiliyosun di mi bloguna halen.

    YanıtlaSil
  6. deep---> farklı bir filmdi:)
    evet girebiliyorum:))zaten benim dnslerim hep farklıydı, sadece çok vakit ayıramıyorum bu günlerde bloguma:(

    YanıtlaSil

Göğü Delen Adam

Yaş 35... Yolun yarısı... Son bir senedir eski ve/veya gelişmemiş diye adlandırabileceğimiz uygarlıkların aslında bizden çok daha g...