Ana içeriğe atla

Mantarlı Hamsi Buğlama

Hafta sonu balık buğlama yapalım dedik, ama içine de alternatif bir şeyler katalım istedik. Sonuç muhteşem oldu. Suyunu da ekmekle yemenizi tavsiye ederim. 

Malzemeler: (3 kişilik)

Yarım kilo hamsi,
1 adet limon,
1 adet domates,
1 adet yeşil biber,
5 adet orta boy mantar,
1 yemek kaşığı salça,
yarım çay bardağı  sıcak su,
1 buçuk çay kaşığı tuz,
1 çay kaşığı karabiber,
yarım çay kaşığı pul biber,
1 tatlı kaşığı tereyağ,

Yapılışı:


Balıkların kılçıkları ayıklanır ve iyice yıkanır. Mantarlar soyulur ve yıkanır. Biber, soğan ve mantarlar ince ince dilimlenir. Domates ve limon kuşbaşı iriliğinde halinde doğranır. Bir borcam/tepsinin altı sıvı yağ ile yağlanır. Balıklar 1 kat dizilir. Üzerine doğramış olduğumuz, biber, soğan, domates, limon ve mantarların yarısı serpilir. Üzerine bir kat balık daha dizilir ve kalan malzemeler üzerine serpilir. Bir kaseye salça, karabiber, tuz, pul biber ve sıcak su koyulur ve karıştırılır. Karışım balıkların üzerine eşit şekilde dökülür ve fırına verilir. 200 derece fırında 35 dakika pişirilir.

Afiyet olsun.

NOT: Balıkları kılçıklarıyla da yapabilirsiniz ama, kılçıksız yemenin zevki apayrı :)

Yorumlar

  1. Güzel bir tarıf olmuş,ellerinize sağlık....

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederim yedirenk:)) umarım denersiniz sizde:)

    YanıtlaSil
  3. Amanın ne ettin sen ya, şahane görünüyor bu!

    YanıtlaSil
  4. Ne zamandır canım balık istiyordu yapılır mı bu bana ya:S:)

    YanıtlaSil
  5. @Aslısın :)) teşekkür ederim görünüşü gibi tadıda çok güzel oldu:)) ben yemeklere kendime göre bişeyler katmayı hep sevmişimdir buda öyle doğaçlama çıkıverdi:)

    @huyumkurusun o zaman yarın doğru balıkçıya:))

    YanıtlaSil
  6. Çok iştah açıcı gözüküyor.
    Mantar ile denemek çok akıllıca...
    Ellerine sağlık...Acilen yapılmalı...

    YanıtlaSil
  7. kırmızı bandana --> afiyet olsun, hem basit hemde lezzetli bir yemek oldu, deneyip yaparsan haberim olsun:)

    YanıtlaSil
  8. @deep teşekkür ederim yanıtlayacağım gene hasta oldum ben bu sene hep hastamı geçireceğim anlamadım:(

    YanıtlaSil
  9. Yoruma yanıtını yeni gördüm gerçektende balıkçıya gittim.:)

    YanıtlaSil
  10. :))) gittin mi? süper:)) yemek tarifi koyunca kötü hissediyorum bazen kendimi:(( canı isteyen varsa diye

    YanıtlaSil
  11. ağzının suyu akıyor insanın.
    :)

    YanıtlaSil
  12. :)) deep denemelisin o vakit:))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..