Ana içeriğe atla

Yeşil mi? Kırmızı mı?

İnsan severse neler yapabilir? Aşk nelere kadirdir?


Siz sevdiğiniz biri için, bir şeyleri değiştirdiniz mi hiç hayatınızda? Sevmediğiniz bir filmi, sırf o seviyor diye seyrettiniz mi? Ya da sevmediğiniz bir yemeği, sırf onun hatırına yediniz mi? Kıyafetlerinizden, arkadaşlarınızdan kısacası kendinizden ödün verdiniz mi?


Böyle yemek, film v.b. deyince kolay geliyor insana, ama zamanla birikim yaratıyor vücutta. Çok hassas bir nokta ilişkilerde dengeyi sağlamak. Terazinin bir tarafı ağır basarsa, yavaş yavaş ezilir, taviz veren yükünün ağırlığında. İşte sırf bunun için sanırım sevdiğin için bir şeyler yapmayı görev edinmemek gerekir hayatta. Ve onun gözündeki mutluluktan, mutlu olmayı öğrenmek gerekir.


İşte size bir klip; 

Birlikte mutlu olmayı öğrenmişler sanırım, siz ne dersiniz?

Yorumlar

  1. iyi gözlem. uzun bir konudur bu aslında. hiç yapmadım diyen olduğuna inanmıyorum. ya da vardır. ama bir adet odundur kendileri.

    YanıtlaSil
  2. uzundur tabi konuşmakla, yazmakla bitmez:) "odun" dediğimiz şahsiyetler bile arada sırada da olsa çaba sarf ediyorlardır diye düşünüyorum. İnsanlığın gereklerinden nede olsa? ya da etmiyorlardır odunluğun gereklerinden:)

    YanıtlaSil
  3. Kendinden ödün verdikçe eksiliyor insan. Ne yaparsın..
    Ama çok güzel video. İzleyip mutlu oldum şimdi.
    Tek taraflı olmayınca güzel şey işte bu. Ödün demenin ötesinde güzel bir/iki fedakarlık. "Ben"cil değil "biz"sel bir yaklaşım.

    YanıtlaSil
  4. @pitis bende bu klibi çok seviyorum:)mutlu olman da beni çok sevindirdi:)

    yazı ile ilgili olarak demek istediğimde aynen "biz"sel yaklaşımdı:)

    YanıtlaSil
  5. Klip çok güzeldi daha önce izlememiştim.
    Orta yolu bulmuşlar :))

    YanıtlaSil
  6. @ Birileri anlatsın (Nergis) :) Yeşil ve kırmızı bir arada çok da uyumlu görünüyor:) Uyum güzel bir şey sanırım:)

    YanıtlaSil
  7. Sadece gökkuşağı desem yeter mi? :))

    YanıtlaSil
  8. :) gök kuşağı yetmez mi herbirenk işte;)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..