9 Ocak 2011 Pazar

Şeker Portakalı (MİM)



Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.

Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş olarak seçmişti. Zeze, devamlı küçük fidanın yanına gidip kendi kendine konuşuyordu. Sonunda bu küçük fidan Zeze’nin sorularına cevap verdi. O günden sonra her derdini, bu fidana anlatıyordu.
Zamanla yeni mahallesine alışan Zeze ve arkadaşları giden arabaların arkasına takılıp, "Yarasa" ismini verdikleri bir oyun oynamaya başlamışlardı. Yalnız bir araba vardı ki kimse yanına yanaşamıyordu. Zeze bir gün cesaretini toplayıp, arabanın arkasına atladı. Arabanın sahibi (Portekizli adam) bu durumu fark edince, Zeze'yi arabadan indirip, azarladı. Zeze o günden sonra bir daha yarasa yapmamaya karar verdi. Daha sonra, Zeze yaptığı yaramazlıkların birisi sonucunda ayağını bir cam parçasıyla yarmıştı.Bunu farkeden Portekizli adam, hemen onu arabasına bindirip, onu okula bıraktı.  İşte babası yerine koymak istediği adamla böyle tanışmıştı. O günden sonra, çok sık görüşmeye başladılar. Babası bir gün gelip, portakal fidanın üzerinde bulunduğu kısımdan yol geçeceğini ve kesileceğini söyledi. Zeze çok ama çok üzüldü. Şeker portakalı, Zeze'nin dert ortağıydı, kesilemezdi. Bu arada ablası ve babası onu yaptığı bir yaramazlıktan dolayı dövmüşlerdi, okula ve Portekizli adama gidemiyordu. Zeze iyileşti ve okula döndü. O  gün Portekizli adamında tren altında kalarak can verdiğini öğrendi. Hayatta en sevdiği adamı kaybetmişti. Zeze hiç bir şey yemiyor içmiyordu. Hastalanmıştı, numara yaptığını düşündüler, fakat gerçekten hastaydı. Bir gün, babası eve döndüğünde, terfi aldığını ve artık paraya ihtiyaçları olmadığını, dolayısıyla Şeker portakalının artık kesilmesine gerek olmadığını söyledi. Ama Zeze'nin Şeker Portakalı çoktan kesilmişti. Portekizli adamı kaybetmişti.

Çocukların çocuk olduğunun unutulmayıp, gereken ilgiyi ve şefkati göstermenin önemi vurgulanmış olan, bu kitaptır işte beni çok ama çok etkileyen.

Bu bir mim bana Sevgili Aynadaki Aksim'den geldi. Mimin konusu da şudur :

“Okuma serüveninizde unutamadığınız, hayatınızın bir dönemine, özellikle de çocukluğunuz ve ilk gençliğinizin hayal dünyasının oluşumuna etki eden yazar kim? Hangi kitabı elinize aldığınızda döner gidersiniz o günlere?”

Bende bu mimi Sevgili;

ElayZa'ya
ve Hobipedia of Em@'ya (Eğer zaman bulupda farkedebilirse) paslıyorum. Teşekkür ederim.

13 yorum:

  1. Zeze'siz bir hayat düşünemiyorum. Düşünce dünyamızı kuvvetlendiren bir karakter...

    Çok teşekkür ederim Herbirenk. ;-)

    YanıtlaSil
  2. Off yıllar yıllar öncesine gittim:) Ortaokuldayken falan okumuştum sanırım, baya etkilenmiştim. Her 10 sayfada bir valide sultanla peder beye heycanlı bi şekilde anlatırdım okuduklarımı:)

    YanıtlaSil
  3. Ne demek Aynadaki Aksim benim içinde eski günlere dönüş oldu:) zevkle yazdım :) kuzenimde yazacakmış.

    Burak sanırım bu kitabı okuyup da etkisinde kalmayan yoktur:) Bir gün kendi çocuğum olursa okumasını isteyeceğim kitaplardan biri:)

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Herbirenk :)

    Mim için çok teşekkür ederim, harika bir konu . Gün içinde mutlaka bende kitabımı paylaşacağım:)

    Sevgiler

    Zeynep

    YanıtlaSil
  5. :) Sabırsızlıkla bekliyorum yazını:)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Şeker portakalını okuyup da etkilenmeyen çocuk yoktur herhalde :)

    YanıtlaSil
  7. Sevgili ]-[erbirenk (aynen yazayım istedim :DD)

    Hemen yapamayabilirim ama mutlaka yapacağım. Çok teşekkür ederim.. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  8. Bekliyorum sabırsızlıkla :) ben yazarken eski günlere döndüm:)umarım zamanda benim sayemde sizlerde zamanda yolculuk yaparsınız:)

    aynı yazım için de teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil
  9. Ben ne yazık ki kitap okuma alışkanlığı olmayan biriyim, fakat çocukluğumda olmasa da üniversite yıllarımda okudum şeker portakalını :)) Kitap o kadar hoşuma gitmişti ki neredeyse kitap okumayı alışkanlık haline getirecektim :)...
    mim için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  10. em@ :)) tamam canım benim rica ederim:)o zaman Uçurtma Avcısını da oku kesin kitap sever olursun bu sefer:)

    YanıtlaSil
  11. Sevgılı HerbıRenk , son haftalarda ıkı yakınımı kaybettım ve o nedenle bugun ancak hayata donebıldım :( mım ın aklımdaydı ve hala aklımda. onumuzdekı hafta yazacagım, haber vermek ıstedım:)
    Sevgıler
    Zeynep

    YanıtlaSil
  12. Başın sağolsun:((( Allah gani gani rahmet eylesin. Ben dedim ki Elayza beni unuttu, haber verdiğin için çok teşekkür ederim.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...