6 Ocak 2011 Perşembe

Önemsenmeyen hastalık-->Sinüzit!

Sinüzitle ilgili bilimsel bilgilere internetten kolayca ulaşabilirsiniz. Benim bu yazıyı yazmamdaki amaç tamamen işin pratik kısmı.
İlk olarak söylemek istediğim, sinüzitin yabana atılmaması gereken bir hastalık olduğu. özellikle soğuk havalarda kişiyi vuran bu hastalık sürecinse kişinin günlük hayatı tamamen aksayabiliyor. Yıllardır özellikle kış aylarında baş ağrısı çekmiş bir insan olarak, 2009 kışında baş ağrısının canıma tak ettiği, beni hayattan tamamen kopardığı bir dönemde, doktora giderek öğrendim aslında sinüzit sorunumun olduğunu. Çekilen filmde burundan baslayarak alına, şakaklara giden yolu dolduran sinüslerimi gören doktor şok olmuştu "nasıl dayandın bunca zaman" diye. Verdiği bir antibiyotik ve burun damlası oldukça iyi bir sekilde tedaviyi sağlamıştı. O kış anladım ki bir daha buna sebebiyet vermemeliyim. Hayatımı tamamen etkileyen bas ağrısını çekmektense üşenmeyip saatlerce saçlarımı kurutabilir, burnuma tuzlu su çekebilirim diye düşünüyorum. O gun bugündür şaçlarımı kurutmadan bırakın evden çıkmayı, uyumadım bile. Burun damlalarının zararını herkes eminim duymuştur simdiye kadar. Onun yerine tıkanıklık hissedildiğinde burna cekilecek bir cay bardağı tuzlu su ve karbonat karışımı tüm doktorların da tavsiyesi. Ayrıca geçen kış yaşadığım deneyimi de anlatmak istiyorum. Okaliptus yağı olarak aktarlarda küçük şişelerde satılan bir urun var.


Daha çok sıcak suya birkaç damla damlatıp, kafanızın üzerine bir havlu koyup yüzünüzü buharla baş başa bırakmak için uygulanan bir yöntem var. Fakat aynı zamanda damlalığı ile birlikte burnunuza da damlatabilirsiniz. Yalnız kendi deneyimimden yola çıkarak bir konuda sizleri uyarmak istiyorum. Bir keresinde burnuma damlatırken birkaç damla birden damladığı için, burnumdan ense köklerime kadar acı dolu bir yakış hissetmiştim. Ve uzun zaman da geçmeyen bir yanma hissiydi. Gerçekten tehlikeli bir durum olduğunu düşünüyorum çünkü o kadar şiddetli ve sürekli  bir ağrı veriyor ki keşke sinüzit ağrısı çekseydim diyorsunuz. O yüzden dikkatli olun derim:)


Her ne olursa olsun hastalığınızı ne küçümseyin ne de gözünüzde büyütün...

6 yorum:

  1. Öncelikle geçmişler olsun.Bende de aynı hastalık var ama benimki başka rahatsızlıklarım sebebiyle sık sık antibiyotik almak zorunda kalmam sebebiyle sanırım biraz tedavi oldu.Tek sorunu kokuyu az duyabilmem.O kadarını da idare edip gidiyorum :))
    Ben size birşey sormak için bu sayfada mail adresinizi aramaya çalıştım ama bulamadın.O nedenle yorum olarak yazmak zorunda kaldım.Sayfanın sağ üst tarafındaki bayraklara tıklayınca yazılarınızın çevirisini yapıyor.Benim de yemek bloğum var.Çeviri olayı ilgimi çekti.Ben blogcu kullanıyorum.Sizdeki çeviri işlemini ben de yapabilir miyim?Nasıl yapabilirim bana mail atabilir misiniz acaba?Mail adresim cevver()msn.com.Bana bilgi verirseniz inanın çok mutlu olacağım.İyi günler,iyi yayınlar dilerim :))
    CEVVER

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Cevver konu ile ilgili mail attım:)

    YanıtlaSil
  3. Çabucak cevap verdiğin için teşekkür ederim.Günlerdir merak ediyordum :))
    CEVVER

    YanıtlaSil
  4. Her sabah sıcak suyla pansuman yapıyorum alnıma, şakaklarıma. Anca :/

    YanıtlaSil
  5. :(( bence de zor bir hastalık olsa gerek. (bu kuzenimin yazısı)Annem bu dertten muzdarip ondan biliyorum.

    YanıtlaSil

Göğü Delen Adam

Yaş 35... Yolun yarısı... Son bir senedir eski ve/veya gelişmemiş diye adlandırabileceğimiz uygarlıkların aslında bizden çok daha g...