Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Portakaldan Mum Yapımı

2011'e saatler kala ufak bir dokunuşla mumlarınızı kendiniz hazırlayabilirsiniz:) Nasıl mı? Buyurun izleyin:)

Mutlu Yıllar

2011'in hepinize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesi dileğiyle...

Nedir bu Hindi Dayatması!!!

Yılbaşında nereye gitsek, ne yapsak diye şöyle bir baktık eşimle. Mekanları fikslemişler kişi başı 100 TL. Ama ne için 100 TL! Menüye bakıyorsunuz kestaneli pilav, HİNDİ. Hindiye 100 TL verilir mi diye düşünüyor insan! 2 kişi olunca 200TL:)  200 TL'ye ben iki aylık et ihtiyacımı karşılıyorum resmen! Bu ne pahalılıktır! Hem ben Hindi sevmem ki, nedir bu hindi dayatması Allah aşkına? Restaurant işletmecileri buradan size sesleniyorum, menüyü biraz daha çeşitlendirin:) Balık, tavuk, et çeşitleri de sunun insanlara, Özgürlük tanıyın!

Artik kadinin sirtindan sopayi, karnindan sipayi eksik edebilirsin; musade cikti!

Milliyet Gazetesi`nde verilen bir habere göre, Türk Dil Kurumu gelenek-göreneklere uymayan deyim ve atasözlerini sözlükten çıkarmak amacıyla çalışmalarını tamamlamak üzereymiş.
12 Eylül referandumunda halk tarafından kabul edilen anayasa tartışılır; fakat içerik olarak kadın ve çocuklara yönelik pozitif ayrımcılığı kaldırdıkları iddialari doğrultusunda "Kadın erkeğin şeytanıdır”, “Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar”, “Avradı eri saklar, peyniri deri”, “Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez”, “Al atın iyisini yiyeceği bir yem, al avradın iyisini giyeceği bir don”, “Oğlan babadan öğrenir sofra dizmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi”, “Avrat malı, kapı mandalı”, “Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz” gibi ayrımcı ve aşağılayıcı deyim ve atasözlerinin sözlükten çıkarılacağı belirtilmiş.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakani Mehmet Aydın`in açıklaması soyleydi: “Yeni sözlükte ‘Altta kalanın canı çıksın’, ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşa…

SİYAH KUĞU / BLACK SWAN

Baş rollerini Natalie Portman, Mila Kunis, Vincent Cassel'in paylaştığı Siyah Kuğu, psikolojik gerilim sevenler için muhteşem bir film.
Thomas Leroy (Cassel) Kuğu gölü balesinin baş balerini, yeni sezonda değiştirme kararı alır. Nina (Natalie Portman) çok yetenekli bir balerindir, fakat ruhunu baleye yeterince yansıtamaz. Nina Leroy'u etkilemiştir fakat, saflığın ve zerafetin temsilcisi Beyaz Kuğu ile, şehvetin ve karanlığın temsilcisi Siyah Kuğuyu aynı anda canlandırması gerekmektedir. Bu esnada  Nina'yı bekleyen bir yeni bir rakip vardır ve o da Leroy'u etkilemeyi başarmıştır. Beyazın siyaha, siyahın da beyaza dönüşmesi esnasında yaşanan psikolojik girdap sizi içine çekecek. Natalie Portman'ın oyunculuğu ve performansı muhteşem. 
Filmin IMDB puanı 9,0 ve Gösterim tarihi 25 Şubat. Filmin puanını görünce dayanamadım izledim. İyi seyirler. Ben filme 10 üzerinde 8,0 veriyorum.


Google Vücut Tarayıcısı

Google yine bir ilke imza atarak, Goole Earth'ü insan vücuduna entegre ediyor. Google Earth'de sokak sokak gezermişcesine, insan vücudunu dolaşıyor ve keşfediyorsunuz. Google Vücut Tarayıcısı, vücudu bölümlere ayırmak, organları, kemikleri ve tüm kas gruplarının adlarını işlevleriyle birlikte görebilmeye olanak tanıyor. Program, tıpkı Google Earth' teki gibi, incelenmekte olan vücudun istenilen yöne doğru çevrilebilmesini ve zoom yapabilmesini sağlıyor.
Google Body Browser'ın, yüksek teknolojili, üç boyutlu uygulaması,  WebGL olarak adlandırılan ve üç boyutlu grafiklerin Flash ya da Java gibi özel eklentilere ihtiyaç duyulmadan gösterilmesine olanak sağlayan yeni internet teknolojisinin kullanımına da öncülük ediyor. Söz konusu teknolojinin (beta) deneme sürümleri, sadece Google Chrome ve Firefox tarafından destekleniyor. Bu sürümler http://bodybrowser.googlelabs.com’dan yüklenebiliyor. 

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25161669/#storyContinued

Satranç

Satranç kitabı ile, dört yıl önce bir yaz tatilinde tanışmıştım. Satranç oynamayı çok sevmeme rağmen, aynı  isimli bu kitabı okurken çok sıkılacağımı düşünmüştüm. Fakat kitabı elime almamla bitirmem bir oldu. Savaş sırasında işkence gören bir adamın, satranç sayesinde hayata nasıl tutunduğunu ve savaş sonrasında karşısına çıkan bir satranç şampiyonu ile oynadığı kıyasıya  oyunu anlatan bir psikolojik öykü. Bir kez daha bilinçaltının ne kadar kuvvetli bir silah olduğunu anlıyorsunuz öyküyü bitirdiğinizde.
Kitabın tanıtım özeti için;  
http://tr.wikipedia.org/wiki/Satran%C3%A7_(roman)

Biberiye ve Balık

Balığın bol olduğu bu günlerde, balık ve biberiyenin uyumunu siz de deneyin.

Malzemeler: (2 kişilik)
- 2 adet çipura balığı,
- 1 yemek kaşığı biberiye,
- 1,5 tatlı kaşığı karabiber,
- yarım çay bardağı zeytin yağı,
- 1 orta boy soğan,
- 1 limon,
-  tuz,
- 2 adet defne yaprağı

Yapılışı:
Balıklar temizlendikten sonra yıkanır. Tuz, zeytin yağı, karabiber, ve biberiye balığın içi dahil olmak üzere, her yerine yedirilir, pişireceğiniz tepsi veya borcam içerisine alınır. Balıkların üzerine limon ve soğan halka halka dizilir, defne yaprağı eklenir ve 170 derecelik fırında 40 dk pişmeye bırakılır. Afiyet olsun.
NOT:  Aynı tarifi, levrek, çinekop ve minekop ile de deneyebilirsiniz:)

bir klasik--> hosgeleceksin 2011:)

Nasıl geçirdiğimizi anlamadığımız bir yıl daha bitmek üzere.  Benim icin oldukça farklı ve güzel bir yıldı. Bu yıl tam 3 ülkede yasadım. Ve istediğim hayatın bu olduğuna karar verdim. Şimdi hedef  bu kararı uygulamak için şartları sağlamakta. Sabır gerektirecek, yavaş ilerleyecek bir dönem beni beklerken korkutuyor da. Bugün yine ntvmsnbc.com` da gördüğüm bir fotoğraf albümüyle geri dönüp şöyle bir baktım 2010`a. Önemli saydığım yüzlerce olaydan bir kaç tanesini seçtim sizin için.
İşte, TV`lerden, internetten, kendi hayatimdan bana yansiyan 2010:
Yılın felaketlerinden belki de en ileriye dönük olanı, İngiliz enerji devi BP`ye ait petrol kuyusunda Meksika Körfezi`nin 1500 metre altında meydana gelen patlamaydı. Şirkete olan güvensizlik, aylarca durdurulamayan petrol sızıntısı gibi yayıldı. Eylemlerin yanında BP`ye kesilen cezalar da oldukça konuşuldu yıl içinde. Felaketin doğuracağı sonuçlar hakkında ise çeşitli senaryolar üretilmeye devam ediyor. BP yetkililerinin net bir açıklama yapma…

Bir Asır Öncesinden Gelen Renkli Fotoğraflar

Rus çarının özel fotoğrafçısı, Sergei Mikhailovich Prokudin-Gorskii (1863-1944) 1909 ve 1910 yıllarında kendi geliştirdiği bir yöntemle daha renkli fotoğraf tekniği geliştirilmeden önce çektiği resimler gerçekten görülmeye değer. 
Objeyi kıprıdatmadan arka arkaya 3 defa mavi, kırmızı ve yeşil filtrelerle çektiği fotoğrafları özel  banyolarda yıkayarak,  tek renkli çıkan bu şeffaf filmleri üst üste getirmek suretiyle, renkli saydamlar elde etti. Bunlar günümüzde renkli fotoğraf kağıdına basılabiliyor. O günlerde ise ancak saydamları projektörle görülebiliyordu. Fotoğraflar arasında bir de Artvin fotoğrafı bulunuyor.




Bunlar resimlerden sadece bir kaçı, daha fazlası veya daha yüksek çözünürlük için; http://www.boston.com/bigpicture/2010/08/russia_in_color_a_century_ago.html

Evde Elma Sirkesi Yapımı

Elmayı kabuğu ile yemeyenler elmanın kabuklarını, annemin elma sirkesi tarifini kullanarak yaparak değerlendirebilirler. Vücudun temizlenmesi  için de yararlı olduğu belirtilen elma sirkesi, bazı kişiler tarafından zayıflama aracı olarak da kullanılıyor.
Malzemeler:
-7 veya 8 elma kabuğu,
-bir fincan elma sirkesi,
- 1,5 litre su,

Yapılışı:

Tüm malzemeler ağzı bir kapta toplanır. 15-20 gün oda sıcaklığında bekletilir. Elde edilen karışım süzülerek cam şişelere doldurulur. Buz dolabında saklanır.

İstanbul'un kaç tepesi var?

Fotoğraf İstanbul'un en yüksek binası Sapphire'den 236 m.'den 9 Aralık 2010 sabahı çekilmiş…

En öndeki bina Tekfen Tower…
Sonra Kanyon,
Metrocity,
Tat Towers ve
Çamlıca tepesi...


Yukarıdaki yazı ve  fotoğraf mailime gelmiş, bende sizlere aktarmak istedim.

Bu resmi görünce, küçüklüğüm aklıma geldi. Küçücükken tek hayalim bulutların üzerinde oynamaktı. Düştüğümde hiç canım acımayacak sanır, pamuk gibi bulutların üzerinde zıp zıp zıplayabileceğimi zannederdim... ve küçükken bu manzarayı, bu kadar yakından görebilmek benim için hayaldi... Yıllar sonra bu fotografı gördüm ve sordum kendime , İstanbul'un kaç tepesi var? diye.

ROLLTOP vs LAPTOP

Teknoloji hayal gücümüzün sınırlarını aşıyor bu günlerde... Bana inanmadınız mı? Buyrun izleyin.

Hayatımızı kolaylaştırmak adına teknoloji hergün bir adım daha ileri gidiyor. Rolltoplar, laptopların pabucunu dama atar mı bilmiyorum ama ilginç olduğu kesin?
Rulo açıldıktıktan sonra sizi, 17'' OLED ekranı ile tamamen dokunmatik bir sistem bekliyor. Taşınması oldukça pratik. Ayrıca Rolltop kendi içine entegre kalemi ile de, tasarımcılara kolaylık sağlıyor. OLED ekranı da çok daha düşük güç tüketimi ve bir "olağanüstü" pil ömrü anlamına geliyor.

Sonunda ben de geldim!:)

Herkese merhaba,
Baktım da en son 12 Kasım’da yazmışım. Blogla ilgilenmememe ses çıkarmamakla kalmayan ve blogun daha iyi yerlere gelmesi için herşeyi yapan kuzenime sabrı için teşekkür ediyorum.  Ben yazmayalı birçok defa değişik sitelerin anasayfalarında yer edindik sayesinde ve şimdi www’muz da var. Hayırlı uğurlu olsun!
Blogun kelimesinin “internet günlüğü” şeklinde bir tanımı var en genel hatlarıyla. Bizim blogumuz kişisel bir günlükten çok herkesi ilgilendirebilecek bir platform olsun istedik en başından beri. Günlük hayatımızda yaşadığımız en ufak bir detaydan yola çıkarak “herbirenk”i paylaşalım istedik. Bazen izlediğimiz bir film, bazen arkadaşlarla muhabbet arasında geçen bir cümle, bazen de gezip gördüğümüz yerler oldu konumuz.
İkimiz de şunu anladık ki öyle günde yarım saatimizi ayırarak blog yazılmıyormuş. Gerçekten ilgilenmek, vakit ayırmak, düşünmek gerekiyormuş. Bloggerlığın bir meslek oluşunu artık daha iyi anlayabiliyorum, zira bunu meslek olarak icra edecek donanıma v…

Av Mevsimi

Yavuz Turgul'un yönettiği, Şener Şen, Çetin Tekindor, Cem Yılmaz, Melisa Sözen ve Okan Yalabık'ın baş rollerini paylaştığı filmin fragmanını ilk izlediğimde, muhteşem bir film olduğunu düşünmüştüm. Fakat film benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Bu söylemimden, seyredilmeyecek kadar kötü olduğu izlenimine kapılmayın, sadece fragmandaki o gizemli görüntülerden, filmde eser yok.
Film, polisiye mi yoksa dram mı olduğuna karar verememiş, gel gitler içerisine sıkışmış kalmış. Tabiki içerisinde iki hatta üç türü barındıran filmler var, çok da başarılı ama, bu filmde iki duygu da ağır basmamış, ortada asılı kalmış sanki.
Filmde özellikle Cem Yılmazı çok başarılı buldum. Fakat insanların Cem Yılmaz'a yapıştırdığı yaftadan olsa gerek, filmin komik olmayan bölümlerinde dahi, sırf Cem Yılmaz olduğu için, salondan kahkaha sesleri yükseliyordu, bana garip geldi. Fakat Cem Yılmaz'ın söylediği Hayde türküsü muhteşemdi. Evde bilgisayardan dinledim, sinemadaki altı kanal sesin verdiğ…

Wikileaks nedir?

Bu akşam haberlerde spiker soruyor? " Wikileaks nedir?"


Cevaplar:
- Eşofman markası,
- Futbolcu,
- Gıda ürünü,
- Spor ürünleri markası (Türkiyede yok)
- Siyasetçilerin birbiriyle yaptıkları atışmalar,
- Tam anlamadığım için şimdilik cevap vermek istemiyorum,
- Televizyonda çıkıyor işte Başbakan şöyle yapmış, Cumhurbaşkanı böyle yapmış, gizli belgeler falan var,


gibi cevaplar veriliyor. İlginç ötesi... Hiç mi haber seyretmiyor bu insanlar? Son iki cevap içlerindeki en iyi cevaplar, en azından adamların konu hakkında fikirleri var. Hiç bir şeyden anlamayan insanlara dönüşüyoruz! Etrafımızda olanı biteni bilmez anlamazsak, nasıl yarınlarımıza sahip çıkabiliriz ki?

İncirli Üzümlü Kek

Hafta sonu teyzemizin evini taşıdık. Arada atıştırma için yapmış olduğum kek, çayın yanına çok yakıştı. Umarım sizde seversiniz.
Malzemeler:
- 3 adet yumurta,
- 10 adet iri kuru incir,
- 1 su bardağı üzüm,
- 1 su bardağı toz şeker,
- 1 paket vanilya,
- 1 paket kabartma tozu,
- 1 su bardağı yoğurt,
- 2 su bardağı un,
- 1 çay bardağı sıvı yağ,


Yapılışı:
İncirlerin saplarını çıkararak, ufak parçalar halinde doğrayın. Şeker ve oda sıcaklığındaki yumurtaları, krema kıvamına gelinceye kadar mikserle çırpın. Vanilya, kabartma tozu, yoğurt, un, sıvıyağı karışıma ilave ederek tüm malzemeler birbirine karışıncaya çırpmaya devam edin. Daha sonra karışıma, üzüm ve incir ilave edilerek kaşık yardımı ile karıştırılır. Maraginlenip unlanmış kek kalıbına dökülür. 170 derecede 40 dakika pişirin. Afiyet olsun