27 Aralık 2010 Pazartesi

Artik kadinin sirtindan sopayi, karnindan sipayi eksik edebilirsin; musade cikti!

Milliyet Gazetesi`nde verilen bir habere göre, Türk Dil Kurumu gelenek-göreneklere uymayan deyim ve atasözlerini sözlükten çıkarmak amacıyla çalışmalarını tamamlamak üzereymiş.

12 Eylül referandumunda halk tarafından kabul edilen anayasa tartışılır; fakat içerik olarak kadın ve çocuklara yönelik pozitif ayrımcılığı kaldırdıkları iddialari doğrultusunda "Kadın erkeğin şeytanıdır”, “Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar”, “Avradı eri saklar, peyniri deri”, “Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez”, “Al atın iyisini yiyeceği bir yem, al avradın iyisini giyeceği bir don”, “Oğlan babadan öğrenir sofra dizmeyi, kız anadan öğrenir sokak gezmeyi”, “Avrat malı, kapı mandalı”, “Gül dalından odun, beslemeden kadın olmaz” gibi ayrımcı ve aşağılayıcı deyim ve atasözlerinin sözlükten çıkarılacağı belirtilmiş.


Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakani Mehmet Aydın`in açıklaması soyleydi: “Yeni sözlükte ‘Altta kalanın canı çıksın’, ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’, ‘Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin’ türünden sözlerle, ‘Eksik etek’, ‘Kaşık düşmanı’ gibi deyimlerin genç kuşaklara aktarılmasında bir yarar olmaması nedeniyle böyle bir karar alındı.”


Pozitif ayrımcılığın beyinlerde bitmedigi bir ülkede ve yönetimde, göstermelik adımlar atılarak gözü boyanmaya çalışan bir toplum var karşımızda. "Ne de olsa araştırmazlar, sorgulamazlar; gösterilene, öğretilene inanırlar" mantığıyla hareket edildikçe daha ne kilometreler kat edilir, Turkiye`de ama sonuç hala yerinde saymaktır hatta bazen geriye gitmektir. Sorgulamanın, sormanın, öğrenmenin "yasak, sansürlü, kabul edilemez" olduğu bir toplumda Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etSEN ne yazar, etMESEN ne!

Düşünebildiğimiz, sorguladığımız, korkusuzca düşüncelerimizi yansıtabildiğimiz, istediğimiz dili konuşabildiğimiz yarinlara...
Gözlerinde çalınınca şarkılar
Dağlarda dört mevsim birdenbire açar
Her an gözlerinde şarkılar çalsa
Yaman olurdu dünya bir anda


Güzel günler hangi dağın ardındadır
Varabilmek mümkün mü hiç o dağlara.
Hiç bu denli unutmamıştık yaşamayı
Gülmeyi sevişmeyi ve şarkı çalmayı.


Sen uyu ben rüyalara dalayım
Dünyaya mavi çiçekler ekeyim
Meselâ elimde sihirli bir değnek
Ucunda güzel günleri getirecek.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...