29 Kasım 2010 Pazartesi

Haydarpaşa Garı İhmali

İstanbul gezim sırasında çekmiştim bu resmi, uzun uzun bakmıştım, demek içime doğmuş:((

Dün haberlerde izlediğim bir olay beni cidden çok üzdü. Çatısında izolasyon çalışmaları yapılan Haydarpaşa garı yanıp kül oluyordu. Asıl düşündürücü kısmı ise, yapılan çalışmada hiç önlem alınmamış olması... biz neden tarihimize sahip çıkmıyoruz? Nasıl bu kadar duyarsız kalabiliyoruz?

Sabotaj ihtimali konuşuluyor... sürekli farklı projelerle gündeme gelen bu tarihi mekanın, en son Haydarpaşa Port projesiyle otel yapılması söylentileri üzerine bu olayın baş göstermesi, benim gibi hepinizi düşündürmüştür sanırım. Yangın kasıtlı çıkarılmamış bile olsa, önlem almadan bu işi yapmış olmak ihmallerin en büyüğü. Bu kadar değersiz mi bizim geçmişimiz? Yurt dışında insanlar tarihi mekanları ve eserleri korumaya bu kadar özen gösterirken, bizim satmaya, zarar vermeye bu kadar meyilli olmamız beni cidden endişelendiriyor. Biz bu kadar duyarsızsak, gelecek nesillerden ne bekleyebiliriz ki?


Fazılsay'ın İstanbul Senfonisi Bölüm 5

5- “Haydarpaşa Garı’ndan Anadolu’ya gidenler üzerine”
Bir nevi,Nazım Hikmet’in “Memleketimden insan manzaraları” eserine arka plan müziği gibi.
Gece treni yola koyulur. Tren yolculuğu yapanlar hayaller kurar.
Yolculuk hayallerdir.
Lokanta vagonunda, yeni evli bir çift. Hayallere dalmışlar…
Ötede, aşık bir adam vardır sanki. Dalmış gitmiş. Aşk’tır sezi.
Onları seyrederiz.
Sağımızda deniz, bir gece vakti bir trende…
Vurmasazlardan rayların seslerini duyarız.
Trompetler tren düdüğü seslerini verir…
Bir başka masada dertli bir adam vardır.
Ooo derdi büyük; Kanser? Cenaze?
Tronbon karanlıktan verir onun temasını.
Sonra tekrar diğer masalar. Yeni evli çift,arkalarında aşık adam…
Ray sesleri.
Ray ritmleri…
Hepsi bir arada, dertli adam, aşık adam, yeni evli çift…

FAZIL SAY

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...