Ana içeriğe atla

Bir günde İstanbul Gezilir mi?

Evet soruyorum sizlere yedi tepesi de tarih kokan bir kent, bir günde gezilebilir mi?
Merak edenlere hemen söyleyeyim, gezilmiyor! Bayramdan sonraki Cuma günümüzü sürekli ertelediğimiz İstanbul'a ayıralım istedik. Buradan (Kocaeli) çıkarken rotamızı, Eminönü, Mısır Çarşısı, Kapalı Çarşı, Yemeniciler Çarşısı, Yerebatan Sarnıcı, Miniatürk, Body world sergisi, Taksim/Beyoğlu olarak belirlemiştik. Body world dışındaki bütün duraklara gittik. Çok ama çok eylendik, tek pişmanlığım son günü 17 Aralık 2010 olan Body Word'e gitmeyişimiz.

 Tarihi Hardarpaşa Garı(şimdilerde çatısı yanmış olsa da...)


 Martıların arasından Kız Kulesi


Tarihi Mısır Çarşısında bir dükkan


Kapalı Çarşının kapılarından biri


Kapalı çarşıda bir antikacı

 Kapalı Çarşı

Eminönü'nden Yeretbatan Sarnıc'ına çıkarken bir sokak(binaların renkleri cıvıl cıvıldı)


Yukarıdaki evlerin karşısındaki bahçe duvarını çini ile dekore etmişler süper görünüyordu.

Yerebatan Sarnıc'ından bir kare

 Gülhane Parkında sonbahar yürüyüşü


 Eminönü'ne gidipde balık ekmek yememek olmazdı


ve İstanbul... Gün içerisinde yaşanan stresin, vapurda esen rüzgarla akıp gittiği tarifsiz bir şehir... İstanbul...

Yorumlar

  1. Yıllardır istanbul'dayım. Ne kadar dolaşsan da bitiremiyorsun bu metropolü. Ama önemli yerleri ve görülmesi gerekenleri görmüşsün en azından.

    YanıtlaSil
  2. :)) evet aynen öyle ama gene geleceğim. gezmeye devam:))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..