Ana içeriğe atla

Açlık Oyunları Serisi


Kitap seçerken ben de bir çoğunuz gibi arkasında yazan açıklamayı okurum. Serinin ilk kitabı olan Açlık Oyunları'nın arkasında yer alan;

'Bu kitaba o kadar bağımlı kaldım ki, yemeğe çıktığımda bile kitabı yanımda taşıdım ve masanın altında okumaya devam ettim. Hikayesi beni birçok gece uykusuz bıraktı çünkü bitirdiğimde bile, yatakta bu kitabı düşünmeye devam ettim. Açlık Oyunları kesinlikle büyüleyici.'  -Stephenie Meyer-

'Elimden bir türlü bırakamadım... Bağımlısı oldum.' -Stephen King-

bu yorumları görünce kesinlikle okumaya karar verdim. Muhteşem kurgunun içerisinde, zamanın nasıl akıp geçtiğinin ve kitabın sonunun nasıl geldiğinin farkına varamıyorsunuz. Ben okumaya başladığımda, serinin ikinci kitabı olan Ateşi Yakalamak da çıkmıştı ve bir çırpıda onu da okuyuverdim. Serinin 3. kitabı için yaklaşık 7 ay beklemem gerekti. Kitap çıkar çıkmaz aldım, o ilk iki kitaptaki akıcılığı bulamadım ve okumam çok uzun zaman aldı. Son kitapta pek aradığımı bulamama rağmen, seriyi tamamlamak adına okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Ayrıca kitap ne kadar fantastik de olsa, içerisinde, ana fikir açısından ders almamız gereken noktalar bulunuyor. Genel olarak seriyi ele alırsak; temposu çok yüksek ve anlatımı çok akıcı, macera ve tempoyu sevenler için kesilikle tavsiye edebileceğim kitap serisi. Ayrıca küçük bir dip not; kitapların filmi de geliyormuş. Kitaplı günler.

Yorumlar

  1. Şimdi görebildim kitap hakkındaki bu yazıyı. Rastladım diyeyim. 3.kitabı ben de 7 ay bekledim ve sonra finaller vs. Şimdi karşımda duruyor. Biraz zor başladım. Araya bir kitap karıştırdım. Zor devam edeceğini öğrenmek moralimi bozdu. :) Yine de gerçekten çok iyiler. Kendini kaybetmek isteyen bu kitapta kendini buluyor. Tek zararı çabucak bitiyorlar. :)

    YanıtlaSil
  2. pitis moralini bozduğuma üzüldüm:(( ama cidden harika bir seri yanlızca 3. kitap nasıl başladıysa temposu aynı arada birazcık hareketleniyor o kadar bu arada bende mim'in var.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Ekşimek Yapımı

Bu hafta sonu kuzenimin nişanı nedeniyle halamdaydım. Halam, o hengame içerisinde sütü kaynatamadığı için sütü bozulmuş. Halam da bozulan sütü dökmek yerine, ekşimek yapıp değerlendirdi. Ben kapalı süt kullanıyorum ama bu fikri bilmeyenler için paylaşmak istedim.

Yapılışı: Bozulan süt kaynatılır. Arzuya göre içerisine yoğurt eklenir. Dibe çöken karışım, soğuduktan sonra, ince bir tülbente konularak süzülmesi beklenir ve ekşimek kullanıma hazır hale gelir. Loru, ister tatlı yapın, ister börek içi, isterseniz de kahvaltılarda bir peynir çeşidi olarak kullanabilirsiniz. Süzülen suyundan börek de yapılıyormuş, onuda öğrenip yazarım sizlere.
Afiyet Olsun.

Şeker Portakalı (MİM)

Şeker Portakalı, işte beni çocukluğumda en çok etkileyen kitap. Jose Mauro De Vasconcelos'un yazmış olduğu, Şeker Portakalı. Tam iki kez okudum bu kitabı ve ikisinde de kitap bitinceye kadar ağladım. O kadar üzülmüştüm ki kitap kahramanı küçük Zeze'ye, günlerce aklımdan çıkmadı.
Zeze maddi durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğuydu. İstediği çoğu şeye sahip olamayan bu çocuk, aynı zamanda çok da yaramazdı. (Özellikle Noel de sahip olamadığı hediye kısmında resmen hıçkıra hıçkıra ağlamıştım, dün gibi hatırlıyorum.) Zehir gibi akıllı olan bu çocuk, sürekli Edmundo dayısıyla görüşür ve ondan bir şeyler öğrenirdi. Ailesi, geç de olsa ondaki bu öğrenme isteğini fark etti ve okula yazdırdı. Okulda hiç yaramazlık yapmıyordu ve öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci olmayı başarmıştı. 
Zeze ve ailesi taşınmak zorunda kaldılar.  Zeze'ye dayısından ve mahallesinden ayrılmak çok ama çok zor gelmişdi.  Zeze, taşındıkları küçük evin arkasındaki, dikensiz şeker portakalı fidanı kendine arkadaş…

KUŞLARIN GİZLİ KATİLİ:SAKIZ

Bir kaç gündür facebookta dolaşan bu habere, çok üzüldüm paylaşayım istedim. Atmayalım artık sakızlarımızı başı boş sokağa, hatta hiç bişeyi atmayalım, çöp tenekesi koymuşlar her köşe başına değil mi?

KUŞ ÖLÜMLERİ'nin en büyük sebeplerinden birisinin çiğnendikten sonra sokağa atılan SAKIZLAR olduğunu biliyormuydunuz..? Çünkü kuşlar bu sakızları ekmek parçası zannederek yemeye kalkışıyor,ancak ağızlarına yapışan ve gagalarını bir daha açmalarına imkan vermeyen sakızlar yüzünden açlık ve susuzluktan ölüyorlarmış..