18 Ekim 2010 Pazartesi

Beynim bana oyun mu oynuyor?

Durup dikkatle kendinizi dinlerseniz farkedersiniz ki, aklınızdan sürekli olarak düşünceler, zihinsel sesler veya görüntüler geçer. Özelliklede kafanıza bir olayı takmışsanız, nasılda istersiniz beyninizi susturmayı.

Beynimiz... nasılda inandırır bizi herşeye. Kilo vermiyorsak, bir işte başarılı olamıyorsak, birşeyleri başaramıyacağımızı düşünüyorsak, (vücutsal bir sorun yoksa) bu durum tamamen beynimizin bize oyunudur. Beynimiz, isteklerimize bilinçaltımzın da desteğiyle bir anda ket vurabiliyor. Hepinize olmuştur, bazen yaptığımız şeyere anlam veremeyiz, işte bu noktada bilinçaltımız devreye girer.

Bilinç altı öyle kuvvetli bir silahtırki; bazılarının iştahını kabartır. Reklamlar... evet reklamlar... Hergün reklamlarda beynimize çeşitli mesajlar veriliyor. Bizlere hiç bir faydası olmayan veya ihtiyacımız olmayan ürünler, belli sloganlarla, görsellerle veya seslerle beynimize işleniyor. Yemeklerle iyi gider, geleneksel tatlımız süpangile gibi benim babannem bana hiç süpangile yapmadı! Kadıncağız nur içinde yatsın acaba hiç süpangile yedi mi? şimdilerde merak ediyorum.

Öyle bir psikolojik baskı içerisindeyiz ki, reklamlardan kaçma şansımız yok, çünkü reklam kuşağı saati belli. Televizyonlarda kavga, gürültü, şiddet, entrika içeren programların ardından, mutlulukla dolu güzel insanların, güzel mekanların içerisinde çekilmiş reklamların başlaması da tesadüf değildir. Tüketim toplumu oluyoruz. Paramız yoksa bile tüketiyoruz, tüketmeye zorlanıyoruz. Hatta paramız yoksa, bizi daha da çok seviyorlar, çünkü bankalara borçlanıyoruz. Büyük marketlerden deli gibi alışveriş yapıp çıkıyoruz. Ucuz diye aldım diyoruz. Evet ama yanında aldığımız gereksiz ürünlere ne demeli? Bu durumda alışveriş ucuza mı, pahalıya mı denk gelmiş oluyor? Bazen teknoloji hiç gelişmeseydi daha temiz insanlar mı olurduk diye düşünmeden edemiyorum.

Beyinmizi ve bilinç altımızı koruyalım. Gereksiz televizyon seyretmeyelim, reklamların altında yatan mesajları anlayalım ve beynimize doğru mesaj gönderlim. Tüketmek dışında, üretmek içinde bişeyler yapmanın zamanı gelmedi mi?

2 yorum:

  1. Üretmek gerçektende erdemli bir iş. Kolay olmayan bir beceri. Tüketimden kaçmak da zor. Ama tüketirken üretebilirsek en azından dengelenmiş oluruz. Didaktik bir yazıydı. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Tüketim olmazsa üretim olmaz, üretim olmazsa tüketim olmaz. Kesinlikle bir denge içinde olmalı benim kastettiğim gereksiz ürünleri yaşam biçimi haline getirmeleri:( Ben teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Göğü Delen Adam

Yaş 35... Yolun yarısı... Son bir senedir eski ve/veya gelişmemiş diye adlandırabileceğimiz uygarlıkların aslında bizden çok daha g...