10 Eylül 2020 Perşembe

Çocuğunuz süt sevmiyor mu? Sütü Sevdirecek harika bir tarifim var!


Dün bir arkadaşıma çaya davetliydim. Öğleden sonra olduğu için çocukları evdeydi. Ben de giderken onların sevebileceği lezzetli bir şeyler almak istedim. Ufak tefek atıştırmalık yiyeceklerin yanında marketten en sevdiğim markanın ambalajlı sütünü aldım. Süt, bizim evde çok tüketildiği için artık her alışverişlerimde sanırım hiç düşünmeden sepete ekliyorum.

Evlerine gittiğimde arkadaşım torbaları boşaltırken sütleri kendime aldığımı sanınca biraz şaşırdım. Meğer çocukları süt “sevmezmiş”. Benim düşünceme göre, çocuklar bir gıdayı, bir yiyeceği sevmediğinde bu gerçek fikir değil, bir etkilenme veya zorlanma sonucu oluyor. Yani çocuğu yemesi veya içmesi için zorlarsan o çocuk o gıdayı bir daha tüketmeyebiliyor. O yüzden çocukları serbest bırakmak, sıkmamak, o gıdayı farklı tarif ve formlarda denemelerini sağlayarak onlara sevdirmek lazım. Hele ki konu beslenme için olmazsa olmazlardan süt ise….

Arkadaşımla sohbet ettiğimizde  çekinerek ambalajlı sütleri pek kullanmak istemediğini söyledi. Nedenini sorduğumda ise besin değerinindüşük olduğunu duyduğunu ama bunu da araştırmadığını, tamamen kendi fikri olduğunu söyledi. Hızlıca bir google’layarak onunla birkaç araştırmayı paylaştım.  Çıkan sonuçlar,onu şaşırttığı kadar beni de şaşırttı. Zira bilmediğim bir sürü şey öğrendim. Bu vesileyle arkadaşıma da teşekkür ederim yeni şeyler öğrenmemi sağladığı için. 

Araştırmam sonucunda edindiğim bilgileri kısaca sizinle de paylaşmak istedim. Süt özelikle 1-4 yaş döneminde zihinsel gelişime katkı sağlıyor. Çocukluk ve ergenlik döneminde güçlü kemik ve diş oluşumunu sağlıyor.  Sonraki dönemlerde yani gebelik ve emzirme dönemlerinde bebeğin sağlıklı gelişimi için gerekli vitamin ve minerallerin vücuda alınmasına ve bebeğin kemik gelişimine yardımcı oluyor. 

Hamilelik dönemlerinde annelerin çoğunda yaşanan kemik ve diş problemlerinin oluşumunu önlüyor. Yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde ise yaşanması olası olan kemik problemlerinin önüne geçilmesinde etkili rol oynuyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini gibi birçok besin öğesini de içinde barındıran süt sağlıklı ve kaliteli yaşamın anahtarı diyebiliriz. Eğer siz de yaşamınızı daha kaliteli sürdürmek, olası sağlık problemlerinin önüne geçmek istiyorsanız her gün az 2 bardak süt ve 1 porsiyon süt ürünü tüketmenizi öneririm. Uzmanlar yetişkin ve yaşlıların da ortalama 2 bardak süt içmelerini öneriyorlar. Hal böyle olunca aslında sütün günlük beslenmemizde ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.



Ambalajlı Sütler Nasıl üretiliyor?

Ambalajlı sütler, ısıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği’ne uygun ısıl işlem geçirerek ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylanan tesislerde üretiliyor. 

Isıl işlem, dünya çapında tüm sütlere uygulanan bir yöntemmiş meğer. Bu işlemin  amacı, sütün besleyiciliğinden ve içeriğindeki vitaminlerinden de herhangi bir kayba uğramadan, insanlarda ciddi hastalık riski oluşturabilecek etkenlerin tamamen uzaklaştırılmasıymış. mış.
Bu arada aranızda çiğ süt kullanan varsa diye çok ama çok önemli bir bilgi eklemek istiyorum. Çiğ olarak tüketime sunulan açıkta satılan sütler biliyorsunuz sokakta, dükkan önlerinde, mağaza kapılarında filan satılıyor. E tabii soğuk zincir de hak getire! Bu sütlerde soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde toplam bakteri yükü artıyor. Bu zararlı mikroorganizmaların uzaklaştırılması amacıyla evlerde kontrolsüz bir şekilde uzun süre kaynatılıyor ve bu yüzden vitamin-mineral kayıpları ambalajlı sütlere göre daha fazla oluyor.

Özetlemek gerekirse; kendi sağlığınız ve çocuğunuzun sağlığı için her yerden süt almayın, çiğ süt almayın, denetimden geçmeyen sütü doğal sözüne kanıp eve sokmayın. Çocuklarınızı da onu sevmiyor, bunu sevmiyor diye şartlandırmayın. Sadece neyi nasıl sunacağınızı bilin ve çocuğunuza, yeni şeyler denemesi ve sevmesi için her zaman şans verin.  Çocuğunuza sütü sevdirecek bir tarifle bu yazımı sonlandırıyorum 
Şimdiden hepinize afiyet olsun.

Çilekli& muzlu Smootie Tarifi:
• 10 adet çilek,
• Yarım olgunlaşmış muz
• 1/2 bardak kutu süt, 
• 2 küp buz.
• Çocuklar için hazırlıyorsanız 1 tatlı kaşığı bal
Yukarıdaki karışımı 1 dakika blender’dan geçirin ve şahane bir yaz içeceğiniz hazır! 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Şubat 2020 Salı

İyinin ve Kötünün Yüzü Aynıdır… Son Akşam Yemeği

Paulo Coelho'nun Şeytan ve Genç Kadın kitabından bir alıntı:



Leonardo da Vinci, "Son Akşam Yemeği" isimli resmini yapmayı düşündüğünde, Hz. İsa'yı ve o yemekte, kendisine ihanet etmeye karar veren Yahuda'yı tasvir edecek modeller aramaya başladı. Uzun süre geçti; nihayet, bir gün, bir konser sırasında, birinin, İsa'ya benzediğini fark etti. İsa, resimdeki "İyi"yi temsil ediyordu. Adamı atölyesine davet ederek, peş peşe çizdiği eskizlerden sonra onun görüntüsünü resimdeki gerekli yere oturttu. Ama, Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı. Öte yandan, Leonardo'nun çalıştığı Kilise'nin kardinali, eserini bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırıyordu. 

Günler günleri kovaladı ve sonunda, Leonardo, vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam gördü. Paçavralar içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı. Leonardo, yardımcılarına, adamı Kilise'ye taşımalarını söyledi. "İşte, bu da Kötü'yü temsil edecek" diye düşündü. Taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kilise'ye varınca, yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlayamamıştı bile. 

Leonardo muhatabının yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu. İşini bitirdiğinde, sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan berduş, gözlerini açtı ve uzun uzun duvardaki resme baktı. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle mırıldandı: 'Ben bu tabloyu daha önce görmüştüm.' 'Ne zaman?' diye sordu Leonardo da Vinci; o da şaşırmıştı. 'Üç yıl önce' dedi adam... 'Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce... O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum. Pek çok hayalim vardı. Bir ressam beni İsa'nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti!'

18 Aralık 2019 Çarşamba

Zaman


Zaman nasıl bir şeydi?

Göreceliydi zaman, mutluyken su gibi akerken, üzgünken donar akmazdı...

Geriye dönüp bakınca yaşadıkların sanki hayaldi ne zaman olmuştu bunlar?? Olmuş muydu? Gerçek miydi? ve gerçek neydi? 

Sanki acele ettikçe yavaşlıyordu, hızlandıkça uzaklaşıyordu zaman!!! 

Neydi zamanı geçmez kılan, yada çabucak geçmesini sağlayan! Hayat gibi o da zıtlıklardan ibaretti sanki! İnsanın bilincinde miydi zaman? 

Gemiş neydi? Gelecek neydi? An neydi? Neydi bunlar? Hepsi şimdi de miydi? An tam olarak ne zamandı? "An" zannettiğin tam o esnada geçmişte kalıp kaybolmuştu!!!
Gelecekse daha olmamıştı! 
Geçmiş zannettiklerinden ibaretti ve kişiye göreydi! 
Yok muydu yoksa zaman?

"Geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek arasındaki fark sadece bir ilüzyondan ibarettir. Ama bu ilizyon çok güçlüdür." diyordu Einstein!  

"Tayyi zaman, Tayyi mekan" diyordu zamanın bir yerinde bir Sufi! Zaman da mekanda insana göremiydi acaba?

ve “Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır...Bu da gösterir ki zaman ve mekan, insanla mevcuttur.” diyordu Ahmet Hamdi Tanpınar!

ve "Gelecek Geçmişi Şekillendirir*!" diyordu Meltem Güner!  ve sayamadığım niceleri....

Bunları geçmişten söylüyorlardı ve tam da  şimdi söylüyorlardı!. 

Belki de bir bütündü zaman geçmiş, gelecek diye ayrılamazdı!  belkide...şimdi ol-"an"dı!

*Meltem Güner'in  kitabının adı okumadım ama çok basit görünse de üzerine düşünüldüğünde ayrı bir yazı konusu olabilecek bir konu.

18 Haziran 2019 Salı

Ev Yapımı: Çilekli Puding




Süt içmeyi sevmeyen miniklere ev yapımı alternatifler:) Benim oğlum ve arkadaşı pek sevdiler:)) Bu işin, üzücü olan tarafı ise  çilek mevsiminin bittmiş olması:) O zaman durumu tekrar gözden geçirip, farklı alternatifler denemeye devam:) 

Malzemeler: (4-6 kişilik)

  • 500 ml süt
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı tereyağı
  • 1 paket vanilya
  • 10 adet orta boy çilek
Yapılışı:

Tereyağ dışındaki tüm malzemeleri tencereye ekleyip rondodan geçirin. Kaynayana kadar karıştırın. Kaynayınca altını kapatıp tereyağını ekleyin. Hazırladığınız kaselerinize paylaştırın. Üzerini dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz:) Bizim süsleri oğlum yaptı:) Çiçek gibi olsun anne dedi:) Afiyet olsun :)

20 Mayıs 2019 Pazartesi

Herşey olduğu gibi…

”Ne aradıysam zıddını buldum, doğruyu aradım yanlışı buldum, dostumu aradım düşmanımı buldum, aramayı bıraktığımda ise doğruların ve yanlışların ötesinde renklerin zıtlığında resmin bütününü gördüm.
Ne doğru vardı, ne yanlış, ne kötü vardı, ne iyi, herşey olması gerektiği gibi. Herşey olduğu gibi!”
Virgina Woolf




Bu sözler belkide hayatın kendisini anlatıyor! İyilik, kötülük, doğru, yanlış, dost, düşman? Bu tanımlamalar Kime göre...neye göre...

Zaman geçiyor yaşadığına bir daha bakıyorsun iyi zannettiğin kötü, yanlış bildiğin doğru görünüyor gözüne... Zamanla iyi, kötü, doğru, yanlış, çirkin, güzel dememeye başlıyorsun..
Parçalar tek tek birleşiyor, bütünü görüyorsun
Her an yeniden bakabilmeye başlıyorsun... "an" a taşınıyorsun...
ve sonra anlıyorsun... herşey olması gerektiği gibi... Herşey olduğu gibi!”

15 Mayıs 2019 Çarşamba

herkes gibi değil!



 "Normallik asfalt yol gibidir: Yürümesi rahattır, lakin tek bir çiçek bile açmaz üzerinde." 
*Vincent Van Gogh*



Vincent Van Gogh nedendir bilmem farklı resim tarzıyla bana hep farklı gelmiştir. Resimden profesyonel anlamda çok fazla anlamam ama Van Gogh'un resimleri, bana nedensizce bişeyler anlatırdı. Bu sene Amterdamdaki"Van Gogh Museum" 'u gezme fırsatı yakaladım. ve anladım ki.. Tarzdır Asıl Olan

İlk dönem eserlerinde Van Gogh'u Van Gogh yapan tekniği yoktu, zaman içerisinde renkleri ve tarzını geliştirdi. Bu dönemde ise çokca ruhsal bunalımlar yaşadı. Renklerin zıtlığını kullanırken, hayatın zıtlıklardan oluştuğunu anlatmak istiyordu belkide. Hep endişeyle, merakla, hevesle beklediği tabloları, o yaşarken anlaşılamadı. Yaşarken sadece ama sadece 1 tablosu satılmıştı. İntiharından 1 ay önce Paris ve Brüksel'de ünü yayılmaya başlamıştı... Tek yapması gereken belkide biraz daha sabır göstermesiydi.

Bu müze bana şöyle fısıldadı: "Ne yaparsan yap, herkes gibi değil, kendi tarzınla yap ve sabret ki her karanlık gecenin ardında bir sabah vardır"




Anadolu Meraları